İNSANLARA TEŞEKKÜR ETMEYEN ALLAH'A DA ŞÜKRETMEZ RİSALESİ (Genişletilmiş ve Düzenlenmiş Versiyon)
Konu: Şükür Bilinci, Sebeplere Saygı, İmanın Bütünlüğü ve İnsanlara Teşekkür Etmenin Önemi
Müellif: Karoglan (Başağaçlı Raşit Tunca)
Derleyen ve Genişleten: [Sizin Adınız]
BİRİNCİ BÖLÜM: GİRİŞ - AHMAK HOCA'YA TEPKİ
Selamun Aleyküm,
Bu risale, bazı hocaların "Her nimeti veren Allah'tır, öyleyse önce Allah'a şükredeceksin" şeklindeki tek yönlü yaklaşımına bir tepki olarak kaleme alınmıştır. Karoglan, bu yaklaşımın, Allah'ın yarattığı sebepleri, görevlendirdiği melekleri ve insanların emeklerini görmezden gelmek olduğunu savunur.
"Eman, tamam Allah'a iman ettik diye imanın şartları bitti mi hoca efendi?"
Karoglan'ın bu sorusu, imanın sadece Allah'a imandan ibaret olmadığını, tüm şartlarıyla bir bütün olduğunu hatırlatır.
İKİNCİ BÖLÜM: İMANIN ŞARTLARI - BÜTÜNSEL BAKIŞ
Karoglan, imanın şartlarını tek tek hatırlatarak, her birinin şükür bilincindeki yerini sorgular:
1. Allah'a İman:
Elbette her nimetin asıl sahibi Allah'tır. Ancak bu, O'nun yarattığı sebepleri ve görevlendirdiği varlıkları inkâr etmeyi gerektirmez.
2. Meleklere İman:
"Allah'a imandan sonra meleklere iman gelmiyor mu? Öyleyse sana gelen nimetlerde O'nun meleklerinin de nasibi var demek olmaz mı?"
"Kitap, bir Kuran, İncil, Tevrat mı sanırsın sen? Çiftçinin bir kitabı var: Ekecek, temmuzda, ağustosta biçecek, sulayacak, çapalayacak. Kitabına uymazsa buğday biçip ekmek yapamaz, yiyemez."
Karoglan, "kitap" kavramını genişletir. Evet, kutsal kitaplar vardır; ancak hayatın her alanında bir "kitap" vardır. Çiftçinin ekim biçim takvimi, doktorun tıp bilgisi, mühendisin hesapları, hepsi birer "kitap"tır ve bu kitaplara uymak, nimetlere ulaşmanın şartıdır.
4. Peygamberlere İman:
"Peygamberler, gökçek ahlakın temsilcileridir. Sen insan gibi yaşamak istiyorsan, peygamberlerin ahlakından nasip alman gerekir."
Peygamberler (a.s.), sadece Allah'ın emirlerini tebliğ etmekle kalmamış, aynı zamanda bu emirlerin nasıl yaşanacağını da göstermişlerdir. Onlar, hayvani nefsin öfke, hırs, korku gibi duygularını nasıl terbiye edeceğimizin de öğretmenleridir.
5. Ahirete İman:
"Allah neden senin canını, sonunu kendi gelip de boğazlayıp almıyor da Azrail'i görevlendirmiş? Tefekkür etmek yok mu?"
Allah, her işi doğrudan kendisi yapabilir; ancak O, kudretinin bir gereği olarak, işleri sebeplere ve görevlilere bağlamıştır. Bu, O'nun yarattığı düzenin bir parçasıdır ve bu düzene saygı göstermek, şükrün bir gereğidir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: SEBEPLERİ HİÇE SAYMAK - AHMAKLIK
Karoglan, sebebleri hiçe sayan ve sadece "Allah yaratır" deyip gerisini düşünmeyenleri sert bir dille eleştirir:
"Sen eğer sebepleri hiçe sayıp buğday ekmezsen, gerekirse sulamazsan, sonra çapalayıp zararlılarını ayıklamazsan, sonra vakti gelince biçmezsen, sonra yıkayıp değirmene götürmezsen, sonra un edip eve getirmezsen, sonra hamur edip ekmek yapmazsan, sonra yanına katık ve su alıp yemezsen, karnın nasıl doyacak?"
Bu Ne Anlama Gelir?
"Evet Allah elbette buna da muktedirdir ama yasalar koymuş ve bizi sebeplere bağlamış."
Allah, dilediğini sebepsiz de yaratabilir (mucize), ancak O, âdeti üzere her şeyi sebeplerle yaratmayı tercih etmiştir. Bu nedenle, sebeplere sarılmak, Allah'ın yasalarına saygı göstermektir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: ANNE VE BABAYA TEŞEKKÜR - NİMETİN GÖRÜNEN YÜZÜ
Karoglan, Allah'ın nimetlerinin çoğu zaman aracılar (insanlar) aracılığıyla geldiğini hatırlatır:
"Allah sana merhametini, şefkatini anan baban eliyle gösterir. Senin elin tutmazken karnın acıktığında karnını doyuran, kakan varken altını temizleyen, seni emziren, seni temizleyip kundaklayan, sen ağlıyorsun diye üzülen, aman düşer diye sakınan Annen ve evladı için mamalar alıp getiren, oyuncaklar alan Babana teşekkürü çok mu görüyorsun da, Allah'a şükredip gerisi boş diyeceksin?"
Bu Ne Anlama Gelir?
BEŞİNCİ BÖLÜM: HADİS-İ ŞERİF - ASIL MESELE
Risalenin temelini oluşturan hadis-i şerif şudur:
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:
"İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez."
(Hadîs-i Şerîf, Müsned-i Ahmed bin Hanbel)
Bu Hadis Ne Anlama Gelir?
ALTINCI BÖLÜM: SONUÇ - HAKİKİ ŞÜKÜR BİLİNCİ
Bu Risale Bize Ne Anlatıyor?
Allah'a şükretmek, O'nun yarattığı tüm güzelliklere, O'nun görevlendirdiği tüm varlıklara ve O'nun sana ulaştırdığı tüm nimetlerin aracılarına karşı müteşekkir olmaktır. Bugün yediğin ekmeğin emeğini, içtiğin suyun yolculuğunu, kullandığın her şeyin ardındaki binlerce sebebi düşün. Ve tüm bu sebeplere, emeklere, hizmetlere teşekkür etmeyi asla ihmal etme. Unutma, teşekkürü hak edenleri görmezden gelmek, asıl şükrün sahibini de görmezden gelmektir.
Selametle kalın.
Bir Karoglan Risalesi (15.04.2014 tarihli orijinal metinden uyarlanmış, düzenlenmiş ve genişletilmiştir.)
Kar©glan | Başağaçlı Raşit Tunca | Schrems, 15.04.2014 Salı
Konu: Şükür Bilinci, Sebeplere Saygı, İmanın Bütünlüğü ve İnsanlara Teşekkür Etmenin Önemi
Müellif: Karoglan (Başağaçlı Raşit Tunca)
Derleyen ve Genişleten: [Sizin Adınız]
BİRİNCİ BÖLÜM: GİRİŞ - AHMAK HOCA'YA TEPKİ
Selamun Aleyküm,
Bu risale, bazı hocaların "Her nimeti veren Allah'tır, öyleyse önce Allah'a şükredeceksin" şeklindeki tek yönlü yaklaşımına bir tepki olarak kaleme alınmıştır. Karoglan, bu yaklaşımın, Allah'ın yarattığı sebepleri, görevlendirdiği melekleri ve insanların emeklerini görmezden gelmek olduğunu savunur.
"Eman, tamam Allah'a iman ettik diye imanın şartları bitti mi hoca efendi?"
Karoglan'ın bu sorusu, imanın sadece Allah'a imandan ibaret olmadığını, tüm şartlarıyla bir bütün olduğunu hatırlatır.
İKİNCİ BÖLÜM: İMANIN ŞARTLARI - BÜTÜNSEL BAKIŞ
Karoglan, imanın şartlarını tek tek hatırlatarak, her birinin şükür bilincindeki yerini sorgular:
1. Allah'a İman:
Elbette her nimetin asıl sahibi Allah'tır. Ancak bu, O'nun yarattığı sebepleri ve görevlendirdiği varlıkları inkâr etmeyi gerektirmez.
2. Meleklere İman:
"Allah'a imandan sonra meleklere iman gelmiyor mu? Öyleyse sana gelen nimetlerde O'nun meleklerinin de nasibi var demek olmaz mı?"
- Yağmurun yağmasında görevli Mikail (a.s.) ve rüzgarlar vardır.
- Ölümü getirmekle görevli Azrail (a.s.) vardır.
- Sana ulaşan her nimetin, Allah'ın izniyle, O'nun meleklerinin de bir katkısı vardır.
"Kitap, bir Kuran, İncil, Tevrat mı sanırsın sen? Çiftçinin bir kitabı var: Ekecek, temmuzda, ağustosta biçecek, sulayacak, çapalayacak. Kitabına uymazsa buğday biçip ekmek yapamaz, yiyemez."
Karoglan, "kitap" kavramını genişletir. Evet, kutsal kitaplar vardır; ancak hayatın her alanında bir "kitap" vardır. Çiftçinin ekim biçim takvimi, doktorun tıp bilgisi, mühendisin hesapları, hepsi birer "kitap"tır ve bu kitaplara uymak, nimetlere ulaşmanın şartıdır.
4. Peygamberlere İman:
"Peygamberler, gökçek ahlakın temsilcileridir. Sen insan gibi yaşamak istiyorsan, peygamberlerin ahlakından nasip alman gerekir."
Peygamberler (a.s.), sadece Allah'ın emirlerini tebliğ etmekle kalmamış, aynı zamanda bu emirlerin nasıl yaşanacağını da göstermişlerdir. Onlar, hayvani nefsin öfke, hırs, korku gibi duygularını nasıl terbiye edeceğimizin de öğretmenleridir.
5. Ahirete İman:
"Allah neden senin canını, sonunu kendi gelip de boğazlayıp almıyor da Azrail'i görevlendirmiş? Tefekkür etmek yok mu?"
Allah, her işi doğrudan kendisi yapabilir; ancak O, kudretinin bir gereği olarak, işleri sebeplere ve görevlilere bağlamıştır. Bu, O'nun yarattığı düzenin bir parçasıdır ve bu düzene saygı göstermek, şükrün bir gereğidir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: SEBEPLERİ HİÇE SAYMAK - AHMAKLIK
Karoglan, sebebleri hiçe sayan ve sadece "Allah yaratır" deyip gerisini düşünmeyenleri sert bir dille eleştirir:
"Sen eğer sebepleri hiçe sayıp buğday ekmezsen, gerekirse sulamazsan, sonra çapalayıp zararlılarını ayıklamazsan, sonra vakti gelince biçmezsen, sonra yıkayıp değirmene götürmezsen, sonra un edip eve getirmezsen, sonra hamur edip ekmek yapmazsan, sonra yanına katık ve su alıp yemezsen, karnın nasıl doyacak?"
Bu Ne Anlama Gelir?
- Allah, evrende belirli yasalar (sünnetullah) koymuştur.
- Bu yasalara uymak, nimetlere ulaşmanın ön şartıdır.
- Ekmek yemek için ekmek yapmak gerekir, ekmek yapmak için buğday yetiştirmek gerekir, buğday yetiştirmek için toprağı sürmek, ekmek, sulamak, biçmek... tüm bu sebepleri yerine getirmek gerekir.
- "Allah yaratır" deyip sebepleri hiçe saymak, hem akılsızlık hem de Allah'ın koyduğu düzene saygısızlıktır.
"Evet Allah elbette buna da muktedirdir ama yasalar koymuş ve bizi sebeplere bağlamış."
Allah, dilediğini sebepsiz de yaratabilir (mucize), ancak O, âdeti üzere her şeyi sebeplerle yaratmayı tercih etmiştir. Bu nedenle, sebeplere sarılmak, Allah'ın yasalarına saygı göstermektir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: ANNE VE BABAYA TEŞEKKÜR - NİMETİN GÖRÜNEN YÜZÜ
Karoglan, Allah'ın nimetlerinin çoğu zaman aracılar (insanlar) aracılığıyla geldiğini hatırlatır:
"Allah sana merhametini, şefkatini anan baban eliyle gösterir. Senin elin tutmazken karnın acıktığında karnını doyuran, kakan varken altını temizleyen, seni emziren, seni temizleyip kundaklayan, sen ağlıyorsun diye üzülen, aman düşer diye sakınan Annen ve evladı için mamalar alıp getiren, oyuncaklar alan Babana teşekkürü çok mu görüyorsun da, Allah'a şükredip gerisi boş diyeceksin?"
Bu Ne Anlama Gelir?
- Anne ve baba, Allah'ın rahmetinin ve şefkatinin en büyük tecellilerindendir.
- Onların emekleri, sevgileri, fedakârlıkları, Allah'ın bize olan sevgisinin bir yansımasıdır.
- Anne ve babaya teşekkür etmek, aslında Allah'a teşekkür etmenin bir yoludur.
- Onların emeğini görmezden gelip sadece "Allah yarattı" demek, hem nankörlük hem de edepsizliktir.
BEŞİNCİ BÖLÜM: HADİS-İ ŞERİF - ASIL MESELE
Risalenin temelini oluşturan hadis-i şerif şudur:
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:
"İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez."
(Hadîs-i Şerîf, Müsned-i Ahmed bin Hanbel)
Bu Hadis Ne Anlama Gelir?
- Şükür Bütünlüktür: Allah'a şükretmek, O'nun yarattığı tüm varlıklara, özellikle de insanlara karşı müteşekkir olmayı gerektirir.
- Nimetin Kabı: Nimet, bir kapta (aracıda) gelir. O kabı (aracı) görmezden gelirsek, nimete de saygısızlık etmiş oluruz.
- Küçük Görülmemeli: Bize bir iyilik yapan, bize yardım eden, bize nimet ulaştıran herkesin emeği, şükranı hak eder.
- Denge: Allah'a şükür ile insanlara teşekkür arasında bir denge vardır. Biri diğerinin yerine geçmez, ikisi de gereklidir.
ALTINCI BÖLÜM: SONUÇ - HAKİKİ ŞÜKÜR BİLİNCİ
Bu Risale Bize Ne Anlatıyor?
- Şükür, Bütüncül Bir Bakıştır: Şükür, sadece Allah'a "Elhamdülillah" demek değildir. O'nun yarattığı tüm sebepleri, görevlendirdiği tüm varlıkları ve özellikle insanların emeklerini görüp takdir etmek, şükrün bir parçasıdır.
- Sebeplere Sarılmak, İmandır: Allah, her şeyi sebeplerle yaratmayı âdet edinmiştir. Bu sebeplere sarılmak, O'nun yasalarına saygı göstermek ve O'nun koyduğu düzene uymaktır.
- Nimetin Aracısı da Önemlidir: Bize ulaşan her nimetin bir aracısı vardır. O aracıyı (insanı, meleği, hayvanı, nesneyi) görmezden gelmek, nimete saygısızlıktır.
- Anne ve Babaya Saygı, Şükrün Bir Parçasıdır: Anne ve babamız, Allah'ın bize olan sevgisinin ve merhametinin en büyük tecellileridir. Onlara teşekkür etmek, Allah'a teşekkür etmekle eşdeğerdir.
- Hadisin Mesajı: "İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez." Bu hadis, şükrün sadece Allah ile sınırlı olmadığını, tüm yaratılmışları kapsadığını gösterir.
Allah'a şükretmek, O'nun yarattığı tüm güzelliklere, O'nun görevlendirdiği tüm varlıklara ve O'nun sana ulaştırdığı tüm nimetlerin aracılarına karşı müteşekkir olmaktır. Bugün yediğin ekmeğin emeğini, içtiğin suyun yolculuğunu, kullandığın her şeyin ardındaki binlerce sebebi düşün. Ve tüm bu sebeplere, emeklere, hizmetlere teşekkür etmeyi asla ihmal etme. Unutma, teşekkürü hak edenleri görmezden gelmek, asıl şükrün sahibini de görmezden gelmektir.
Selametle kalın.
Bir Karoglan Risalesi (15.04.2014 tarihli orijinal metinden uyarlanmış, düzenlenmiş ve genişletilmiştir.)
Kar©glan | Başağaçlı Raşit Tunca | Schrems, 15.04.2014 Salı
SON YENi KONULAR
FORUMA GiR
FORUMDA ARA
SUPPORT
Calendar
Members
Forum Team
Forum Statistics
