• Portal Hakkalyakin BoardSON YENi KONULAR
  • Forum Hakkalyakin Board FORUMA GiR
  • Search FORUMDA ARA
  • HelpSUPPORT>
    • Calendar Calendar
    • Members JAMPS Members
    • Forum Team Forum Team
    • Forum Statistics Forum Statistics
  • LinklerLiNK>
    • PIXIZ
    • EZGIF
    • PEXEL
    • PIXABAY
    • BLOGIF
    • FREEPIC
    • OIEDiTOR
    • FOTOBEAR
    • COOLTEXT
Raşit Tunca Board
Giriş Yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Şifremi Unuttum?
 

Raşit Tunca Board > Portal >

MUHAMMED

Muhammed


BAYRAK

TC.Bayrak



Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemize gönderi yapmadan önce kayıt olmanız gerekmektedir.

Kullanıcı Adı
  

Şifre
  





Forum İstatistikleri
Toplam Üye:» Toplam Üye: 27
En Son Üye:» En Son Üye: Fahriye
Toplam Konular:» Toplam Konular: 5,922
Toplam Yorumlar:» Toplam Yorumlar: 6,654

Ayrıntılı İstatistikler Ayrıntılı İstatistikler

DOWNLOADEN


“Downloaden Bölümümüzden BEDAVA Grafik Paketleri,E-Kitaplar ve Bedava Bilgisayar Programlarını Tek TIKLA BEDAVA indirebilirsiniz”
(Raşit Tunca)


BÖLÜME GiR


AYET

“Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır”
ENBİYA Suresi 105


FELSEFEMiZ

“ iSLAM OKUMAK YAZMAK YADA ÇiZMEK DEĞiLDiR, Yahutta O Hadis şöyle, Bu Ayette böyle diyor Diye Papağanlıkda Değildir. islam Kuranı ve sünneti HAYATINA TATBiK edip, Onunla Yaşayabilmekdir”
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)


Raşit Tunca Sözü

“Yüzme bilmek Denizden çıkmana fayda vermez, taaki yüzme biliyorsan, denizedee düştüysen, ellerini, kollarını, ayaklarını çırpacaksın, ve birde tutuncak dal bulacak, tutunup çıkacaksın. ilimde böyledir, bir ilmi bilmek fayda etmez, taaki, onu hayatında tatbik edesiye, Dinde böyledir, din bilmek imanını kurtarmaz, taaki, ne zaman, bildiğin öğrendiğin dinini hayatında tatbik edip, yaşadın, o zaman belki kurtulursun.”
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

GÜZEL SÖZ

“ Bazen Hata Yapıvermek, Doğruyu bulmanın ilk Basamağıdır.
(Başağaçlı Raşit Tunca Sözü)



Raşit Tunca Fotoğrafları Ağustos 2026 Serisi V100820260047P3

Raşit Tunca Fotoğrafları Ağustos 2026 Serisi V100820260047P3

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Hoca;Raşit Tunca Biyografisi;Sandıklı Afyonkarahisar;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşidi Tarikatı;Rasit Tunca;Raşit Tunca ve Eşi Sebahat Tunca;Nostalji Fotoğraflar;Karoglan;Hacelilerin Raşit;Türkiyeli Raşit Tunca;Avusturyalı Raşit Tunca;Turkey;Raşit;Raşit Tunca;

##########

Başağaçlı Raşit Tunca, Karoglan Hoca, Raşit Tunca Biyografisi, Sandıklı Afyonkarahisar, Raşit Tunca Fotoğrafları, Raşidi Tarikatı, Rasit Tunca, Raşit Tunca ve Eşi Sebahat Tunca, Nostalji Fotoğraflar, Karoglan, Hacelilerin Raşit, Türkiyeli Raşit Tunca, Avusturyalı Raşit Tunca, Turkey

#Tunca,#Raşit Tunca ,#Raşit Tunca Fotoğrafları ,#Raşit Tunca Resimleri,

Read More Read More / Comment Comment
Raşit Tunca Fotoğrafları Ağustos 2026 Serisi V100820260047P2

Raşit Tunca Fotoğrafları Ağustos 2026 Serisi V100820260047P2

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Hoca;Raşit Tunca Biyografisi;Sandıklı Afyonkarahisar;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşidi Tarikatı;Rasit Tunca;Raşit Tunca ve Eşi Sebahat Tunca;Nostalji Fotoğraflar;Karoglan;Hacelilerin Raşit;Türkiyeli Raşit Tunca;Avusturyalı Raşit Tunca;Turkey;Raşit;Raşit Tunca;

##########

Başağaçlı Raşit Tunca, Karoglan Hoca, Raşit Tunca Biyografisi, Sandıklı Afyonkarahisar, Raşit Tunca Fotoğrafları, Raşidi Tarikatı, Rasit Tunca, Raşit Tunca ve Eşi Sebahat Tunca, Nostalji Fotoğraflar, Karoglan, Hacelilerin Raşit, Türkiyeli Raşit Tunca, Avusturyalı Raşit Tunca, Turkey

#Tunca,#Raşit Tunca ,#Raşit Tunca Fotoğrafları ,#Raşit Tunca Resimleri,

Read More Read More / Comment Comment
Raşit Tunca Fotoğrafları Ağustos 2026 Serisi V100820260047P1

Raşit Tunca Fotoğrafları Ağustos 2026 Serisi V100820260047P1

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

   

Başağaçlı Raşit Tunca;Karoglan Hoca;Raşit Tunca Biyografisi;Sandıklı Afyonkarahisar;Raşit Tunca Fotoğrafları;Raşidi Tarikatı;Rasit Tunca;Raşit Tunca ve Eşi Sebahat Tunca;Nostalji Fotoğraflar;Karoglan;Hacelilerin Raşit;Türkiyeli Raşit Tunca;Avusturyalı Raşit Tunca;Turkey;Raşit;Raşit Tunca;

##########

Başağaçlı Raşit Tunca, Karoglan Hoca, Raşit Tunca Biyografisi, Sandıklı Afyonkarahisar, Raşit Tunca Fotoğrafları, Raşidi Tarikatı, Rasit Tunca, Raşit Tunca ve Eşi Sebahat Tunca, Nostalji Fotoğraflar, Karoglan, Hacelilerin Raşit, Türkiyeli Raşit Tunca, Avusturyalı Raşit Tunca, Turkey

#Tunca,#Raşit Tunca ,#Raşit Tunca Fotoğrafları ,#Raşit Tunca Resimleri,

Read More Read More / Comment Comment
EANU Kimdir, Anunakiler ve Enoxix Tarikatı Üzerine Bir Değerlendirme
EANU Kimdir, Anunakiler ve Enoxix Tarikatı Üzerine Bir Değerlendirme

(Kar©glan'ın 22 Aralık 2018 Vaazından Derlenmiştir)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجْهَهُ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
"Kullu şey’in hâlikun illâ vechehu"

Meali: O’nun Zat’ı hariç her şey helâk olucudur.

(Sadakallahul Aziym, KASAS Suresi 88. ayet)

---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

"Mehdî benim ailemden, Fatıma'nın evlatlarındandır."

(Hadis-i Şerif, İbn Mâce, Fiten 34; Sünen-i Ebu Davud)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculuğumuza başlıyoruz:

Tarih boyunca farklı inanç ve düşünce sistemlerinde, ilahi olanı anlama ve tanımlama çabaları olmuştur. Bu bağlamda, "EANU" kavramı, "Anunakiler" ve "Enoxix" gibi isimler, bazı çevrelerce farklı şekillerde yorumlanmış ve mitolojik anlatılara konu olmuştur.

Bazı kadim inanışlara göre, "EANU" veya "Anu", bilinmeyeni, tanrısal olanı veya evrensel bir kudreti simgeleyen bir terim olarak kullanılagelmiştir. Bu bağlamda "Anunakiler" ise, bu anlayışa bağlı olan veya bu kudretten feyz aldığına inanılan varlıkları ifade eder. Yunan mitolojisindeki bazı figürler ve "ENESIS" gibi isimler de bu anlatılarla ilişkilendirilmeye çalışılmıştır.

Harf ve sembolizm üzerine yapılan yorumlar da bu kavramların etrafında şekillenmiştir. Örneğin, "Ǝ" (ters E) harfi, bazı alfabelerde ve dillerde (Azerice, Kafkas dilleri, Almanca ve Arapça'daki bazı ses karşılıkları gibi) farklı bir telaffuzu ifade eder. Bu tür sembolik yaklaşımlar, ilahi isimlerin ve kavramların harf analizleriyle açıklanmaya çalışılmasına örnek olarak gösterilir.

Bahsedilen "formül" veya "denklem" yaklaşımları, evrenin veya ilahi olanın matematiksel bir dille ifade edilebileceği yönündeki düşünceleri yansıtır. Ancak bu tür çabaların, derin ve aşkın olanın yalnızca sembollerle sınırlandırılamayacağı unutulmamalıdır.

Bu tür çalışmalar, Allah'ın sınırsız kudreti ve ilminin yanında, insanın anlama çabasının bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Ancak Allah'ın zatı, sıfatları ve isimleri, yüce ve kuşatıcıdır.

---oOo---

İlahi ve Tarihsel Sembolizm Üzerine:

Kur'an-ı Kerim'de ve diğer semavi kitaplarda, firavun ile Hz. Musa arasındaki mücadele, kibirin ve ilahiyat iddiasının akıbetini göstermesi bakımından önemli bir kıssadır.

Kur'an'da, Hz. Musa'nın, kendisini ilah zanneden firavuna karşı ortaya koyduğu deliller ve yaşanan mucizeler anlatılır.

Bu kıssadaki temel mesaj, gerçek kudret ve hâkimiyetin yalnızca Allah'a ait olduğudur. İnsanın ve yaratılmışların her türlü iddiası, bu ilahi kudret karşısında hiçtir.

"INRI" (Iesus Nazarenus Rex Iudaeorum – Nasıralı İsa, Yahudilerin Kralı) ifadesi, tarihsel bir olayın ve dönemin siyasi bir bildirisinin kısaltmasıdır. Bu tür ifadeler, daha sonraki dönemlerde farklı sembolik anlamlarla yüklenmiştir.

"Kuzey Kutbu" veya "Nezaret" gibi kavramlar, bazı öğretilerde dünyevi veya ruhani bir bekleyiş ve dönüşümün sembolü olarak kullanılır. Mevsimlerin dönmesi, gece ve gündüzün değişimi, bu döngüsel anlayışın bir parçasıdır.

---oOo---

Genetik ve Mikrobiyolojik Sembolizm:

Modern bilimde, genetik ve mikrobiyoloji gibi alanlar hayatın temel yapı taşlarını inceler. İnsanlık tarihi boyunca, sağlık ve hastalık kavramları da çeşitli sembolik anlatılara konu olmuştur.

İslam inancında "ensal" veya "nesep" (soy) bağları büyük önem taşır. Ancak sembolik anlatılarda kullanılan "bakteriyel", "gen" veya "genesis" gibi terimler, gerçekte var olan bir durumu değil, daha çok manevi bir bağı, ilahi bir korumayı veya soyun devamlılığını ifade eden mecazlardır.

Peygamber Efendimiz'in (sav) kendi aile fertlerine gösterdiği sevgi ve ilgi, onların manevi makamlarını ve İslam ümmeti için taşıdıkları önemi vurgular. Bu, biyolojik bir üreme sistemi veya enses ilişki olarak değil, rahmet ve nübüvvet bağının bir tecellisi olarak anlaşılmalıdır.

"Fatıma'nın evlatlarından olan Mehdi" hadisi, Ehli Beyt'in manevi üstünlüğüne ve bu soydan gelecek bir kurtarıcı inancına işaret eder. Bu, Allah'ın rahmetinin ve adaletinin tecelli edeceği bir dönemin habercisi olarak kabul edilir.

Hadislerde ve İslam tarihinde Ali (ra), ilmin kapısı ve cesaretin timsali olarak övülür. Onun (ra) bu konumu, takva, ilim ve ferasetle ilgili olup, sembolik olarak "aslan" gibi güçlü ve korkusuz bir karakterle ifade edilmiştir.

---oOo---

İslam Düşüncesinde Temel Prensipler:

Tüm bu anlatıların ötesinde, İslam inancının merkezinde tevhîd (Allah'ın birliği) inancı yer alır.

Allahu Teâlâ, her şeyin yaratıcısıdır, her şeye gücü yetendir ve her şeyi bilendir. İnsanlar, O'nun (cc) emir ve yasaklarına uymakla sorumludurlar.

İslam'da Allah'a (cc) ve Resulü'ne (sav) karşı edebe riayet esastır. Bu bağlamda, her türlü yersiz ve saygısız teşbih ve yakıştırmalardan şiddetle kaçınılmalıdır.

Allah'ın (cc) sıfatları kemal sıfatlardır. O (cc), yemez, içmez, uyumaz ve beşerî hiçbir zaaftan münezzehtir. Bu, İslam akaidinin en temel kaidelerinden biridir.

Mü'minlerin görevi, daima hak ve hakikati aramak, batıldan uzak durmak ve tüm yaratılmışlara karşı adalet ve merhametle davranmaktır.

---oOo---

Dua:
اللهم اجعلني سعيا مشكوران و ذنب مغفور اعمال مقبوله و دراجات رفيقتي وتجاره لن تبور سبحانك اللهم و بحمدك اشهد ان لا اله الا انت استغفر الله و اتوب اليه

"Allahümmecalni Seayen meşkuren ve zenben mağfuren, ve amelen makbuleten, ve dereceten rafiaten, ve ticareten len tebur, Subhaneke Allahumme ve bihamdike, eşhedu en la ilahe illa ent, estağfirullahe ve etubu ileyk."

---oOo---

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ

"Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..!"

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

"Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne"
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

"Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk."

---OoO---

Kaynaklar

    Kur'an-ı Kerim (KASAS Suresi)

    İbn Mâce, Sünen, Fiten 34

    Sünen-i Ebu Davud

    İslam Akaidi ve Siyer-i Nebi (Hz. Ali ve Ehl-i Beyt hakkındaki genel kaynaklar)
Read More Read More / Comment Comment
Son Deccal Fitnesi: İç Ses Hırsızlığı
Son Deccal Fitnesi: İç Ses Hırsızlığı

(Kar©glan'ın 04 Kasım 2018 Vaazından Derlenmiştir)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
وَسَارِعُواْ إِلَى مَغْفِرَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمَاوَاتُ وَالأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

"Ve sâriû ilâ magfiretin min rabbikum ve cennetin arduhâs semâvâtu vel ardu, uiddet lil muttekîn"

Meali: Rabbinizin bağışına, genişliği göklerle yer arası kadar olan ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun.

(Sadakallahul Aziym, ALİ İMRAN Suresi 133. ayet)

---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

"Kıyamet müminlerin başına kopmaz. Cenab-ı Allah kıyametin kopacağına yakın bir zamanda, bir rüzgar gönderir. O rüzgarın dalgalanmasıyla, imanı olan hiçbir mümin kalmayacak, ruhunu teslim edecektir. Allah onlara rahmet eylesin."

(Hadis-i Şerif, Şerhüs-Sünne 15/90, Müsned-ül Firdevs 5/88, El-Metalibül Aliye hadis no: 4582; Kenzül Ummal 15/229; Şuab-ı İman Beyhaki 2/191; Mu'cemut-Taberani El-Kebir 3/3037)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculuğumuza başlıyoruz:

Kâinatta düzenin devamı, ilahi iradenin tekliğine bağlıdır. Kur'an-ı Kerim'de bu husus açıkça beyan edilmiştir:

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
لَوْ كَانَ فِيهِمَا آلِهَةٌ إِلَّا اللَّهُ لَفَسَدَتَا فَسُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ

"Lev kâne fîhimâ âlihetun illâllâhu le fesedetâ, fe subhânallâhi rabbil arşi ammâ yasıfûn."

Meali: Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka ilâhlar olsaydı, kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu. Demek ki, Arş'ın Rabbi Allah, onların nitelemelerinden uzaktır, yücedir.

(Sadakallahul Aziym, ENBİYÂ Suresi 22. ayet)

Bu ayet, yönetimdeki veya güçteki çokluğun kaosa yol açacağını gösteren önemli bir ilkedir. Evrendeki uyum ve denge, her şeyin tek bir iradeye bağlı olmasıyla mümkündür.

---oOo---

Kader, Tedbir ve Tevekkül Anlayışı:

İslam'da kader inancı, Allah'ın her şeyi ezelî ilmiyle bilip takdir etmesidir. Ancak bu, insanın tedbir almaktan ve seçim yapmaktan muaf olduğu anlamına gelmez. Meşhur hadiste ifade edildiği gibi:

"Deveni bağla, sonra tevekkül et." Yani, yapılması gereken maddi sebepleri yerine getirdikten sonra sonucu Allah'a bırakmak gerekir.

Allah'ın kullarına verdiği irade ve seçenekler, O'nun adalet ve hikmetinin bir gereğidir. İnsan, yapacağı eylemlerde özgür iradesiyle karar verir ve bu kararlarının sonuçlarına katlanır.

Kaderin değişip değişmeyeceği tartışması, Allah'ın ilminin sonsuzluğu ile insan iradesinin ilişkisini anlamaya çalışan bir konudur. Önemli olan, takdiri kabullenmekle birlikte, tedbir ve duayı elden bırakmamaktır.

---oOo---

Klonlama ve Deccal Fitnesi:

İlerleyen teknolojiyle birlikte, bazı tekniklerin ve buluşların hayırda olduğu kadar şerr için de kullanılabileceği bir gerçektir.

Gelecekteki bu tür teknolojik gelişmelerin, manevi gerçeklerle harmanlanarak anlatıldığı sembolik bir dille, Deccal'in şerrinden ve aldatıcılığından bahsedilmektedir.

İslam inancına göre, Deccal büyük bir fitne ve imtihandır. Onun aldatıcılığına karşı ancak sağlam bir iman ve ilimle direnilebilir. Bu fitnenin karşısında en büyük kurtarıcının Hz. Mehdi olduğu inancı yaygındır.

---oOo---

Hijyen, Mikroplar ve Düalite:

Maddi hayatımızın devamı için hijyen kurallarına uymak İslam'ın temel prensiplerindendir. "Temizlik imandandır" hadisi bunun en açık delilidir.

Hayatımızdaki pek çok olay, zıt kavramlar üzerinden işler: iyi-kötü, gece-gündüz, yaz-kış, sağlık-hastalık.

Tereyağı örneğinde olduğu gibi, doğal olanın ve orijinal yapısı bozulmamış gıdaların sağlığa faydalı olduğu, yapısı bozulan veya katkı maddeleriyle oynanan gıdaların ise zarar verebileceği unutulmamalıdır.

---oOo---

İç Ses Hırsızlığı Meselesi:

Günümüz teknolojisi ve medya manipülasyonu, insanların algılarını yönlendirmede büyük bir güce sahiptir.

"İç ses hırsızlığı" olarak ifade edilen durum, kişilerin ruhsal ve duygusal istismarına, onlar hakkında yanlış izlenim oluşturmak için kullanılan bir aldatma yöntemidir.

Uydurma haberler, videolar ve montaj içerikler, toplumda fitne ve kargaşa çıkarmak için birer araç olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle her bilginin kaynağının araştırılması ve doğruluğundan emin olunması büyük önem taşır.

---oOo---

Mevsimler, Yiyecekler ve Cibilliyet:

Allah, dünyamıza dört mevsim yaratmış ve her mevsime has farklı gıdalar lütfetmiştir.

Mevsimlerin özellikleri ve renkleri, insanların karakter yapıları (cibilliyetleri) ile sembolik olarak ilişkilendirilmiştir. Bazı insanlar daha keskin ve sabit fikirliyken (kış-yaz, siyah-beyaz), bazıları ise daha esnek ve ara yolu bulmaya yatkındır (ilkbahar-sonbahar, renk geçişleri).

Kur'an'da "Her canlı ölümü tadacaktır" ayeti, değişmez bir kuraldır ve tüm insanlar için geçerlidir. Ancak Peygamber Efendimiz'in (sav) müjdelediği gibi, Allah'ın rahmeti o kadar geniştir ki, cehennemlikleri dahi sonunda affedebilir.

Dolayısıyla hayat, katı kurallar kadar esnek ve merhametli yaklaşımları da içinde barındırır. Önemli olan, iman ve amelde dengeyi bulabilmektir.

---oOo---

Kıyamet ve Rüzgar Hadisesi:

Hadislerde belirtildiğine göre, kıyamet kopmadan önce Allah hoş ve serin bir rüzgar gönderecek ve kalbinde zerre kadar iman bulunan herkesi vefat ettirecektir. Sonra geriye kalan kötülerin başına kıyamet kopacaktır.

Bu durum, kıyametin sadece zalimlerin ve müşriklerin üzerine kopacağını gösterir. Yeryüzünde "Allah Allah" diyen kaldıkça, yani iman edenler bulundukça kıyamet kopmayacaktır.

Peygamberimiz (sav), ümmetinden bir kısmının kıyamete kadar hak üzerinde galip olmaya devam edeceğini de müjdelemiştir. Bu, iman ehlinin hiçbir zaman tamamen yeryüzünden silinmeyeceği anlamına gelir.

---oOo---

Mesh Kuvveti ve Mehdi Meselesi:

Hz. İsa'nın (as) hastaları eliyle mesh ederek tedavi etmesi, onun peygamberliğinin bir mucizesidir. Benzer bir kuvvet veya nuraniyetin, Hz. Mehdi'ye (as) da verileceği inancı yaygındır.

Bu güç, manevi bir himaye ve şifa kaynağı olup, onun kıyamet öncesi büyük fitnelerle mücadelesinde bir araç olacaktır.

Mesih kuvveti olarak nitelenen bu özellik, tarikatlardaki "el alma" geleneğinin de bir yansıması olarak görülebilir. Bu, manevi bir bağın ve feyzin aktarılmasıdır.

---oOo---

İnsanoğluna Nasihat:

Bu dünya hayatı geçicidir ve sahip olduklarımız emanettir. Bu nedenle, elinde bulunan nimetlerin değerini bilmek ve onları yerinde kullanmak her insanın görevidir.

Dünyamızın, sağlığımızın, imkanlarımızın ve sevdiklerimizin kıymetini, onları kaybetmeden önce anlamak, hikmetli bir yaşamın anahtarıdır.

---oOo---

Dua:
أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ

"Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle...!"

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

"Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne"
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

"Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk."

---OoO---

Kaynaklar

    Kur'an-ı Kerim (Ali İmran Suresi, Enbiyâ Suresi, Tevbe Suresi, Fetih Suresi, Ankebût Suresi)

    Müslim, İman

    Buharî, Rikak

    Tirmizi, Tefsir ve Fiten

    Şerhüs-Sünne

    Müsned-ül Firdevs

    El-Metalibül Aliye

    Kenzül Ummal

    Şuab-ı İman Beyhaki

    Mu'cemut-Taberani El-Kebir

    Ebu Dâvud, Fiten

    İbn Mâce, Mukaddime ve Fiten

    Ahmed b. Hanbel, Müsned
Read More Read More / Comment Comment
Havf ve Reca: Yani Korku ile Ümit Arasında Yaşamak
Havf ve Reca: Yani Korku ile Ümit Arasında Yaşamak

(Kar©glan'ın 26 Ekim 2018 Vaazından Derlenmiştir)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ أَن تَضِلُّواْ وَاللّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

"Yubeyyinullâhu lekum en tadıllû vallâhu bi kulli şey’in alîm"

Meali: Şaşırmamanız için Allah size açıklama yapıyor. Allah her şeyi bilmektedir.

(Sadakallahul Aziym, NİSA Suresi 176. ayet)

---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

"İnneme’l-a’mâlü bi’n-niyyât"
"Ameller niyetlere göredir."

(Hadis-i Şerif, Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizî)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculuğumuza başlıyoruz:

Niyet, amellerin ruhudur ve ona yön verir. Sıradan bir fiil bile, içten bir niyetle ibadete dönüşebilir.

Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde, duaların ve niyetin önemi vurgulanmıştır. Peygamber Efendimiz'in (sav) parmaklarından su fışkırması gibi mucizeler, Allah'ın izniyle doğaüstü olayların gerçekleşebileceğini göstermektedir.

Bu bağlamda, belirli dualar ve niyetlerle su veya süt içmenin, Allah'ın izniyle yağmur veya kar yağışına vesile olabileceği düşüncesi, iman edenler için bir anlam ifade edebilir.

Her işte olduğu gibi, bu tür uygulamalarda da temel prensip, Allah'a olan iman ve O'ndan yardım dilemektir.

---oOo---

Zemzem ve Cennet Nehirleri:

Zemzem suyu, İslam inancında mübarek ve şifalı bir su olarak kabul edilir. Hadislerde, Fırat, Nil, Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin cennet nehirlerinden olduğu belirtilmiştir.

Bu nehirlerin dünyadaki kaynakları bilinmekle birlikte, bu ifadeler daha çok manevi bir anlam taşır; yani bu suların bereketi ve önemi cenneti hatırlatır.

Miraç hadisesinde Peygamber Efendimiz'in (sav) gördüğü ırmaklar, bu dünyadaki nehirlerin bir yansıması veya onların manevi gerçekliği olarak yorumlanabilir.

---oOo---

Kıble, Yön ve Allah'ın Her Yerde Oluşu:

Kur'an-ı Kerim'de "Doğu da Batı da Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü oradadır" (Bakara Suresi, 115) buyrulmaktadır.

Bu ayet, Allah'ın mekândan ve yönden münezzeh olduğunu, O'na yönelmenin kalp ve niyetle olduğunu ifade eder.

Kâbe, Müslümanlar için bir kıbledir ve ibadette birlik ve beraberliği simgeler. Ancak asıl olan, Allah'ın her yerde hazır ve nazır olduğu bilinciyle ibadet etmektir.

Dünya döndüğü için fiziki yönlerin sürekli değiştiği gerçeği, asıl önemli olanın kalbin Allah'a yönelmesi olduğunu hatırlatır.

---oOo---

Namaz ve Beden İnşası:

Namaz, Müslüman için miraca yükseliş vesilesidir. Peygamber Efendimiz (sav), namazda gözleri yummayı ve etrafa bakınmayı yasaklamıştır.

Bu yasak, Allah'ın huzurunda edebe uygun davranmanın gereğidir. Hatalı davranışların dünyevi veya uhrevi sonuçları olabilir.

Asıl olan, namazı huşu ve edep içinde kılmak ve Allah'ın rızasına uygun hareket etmektir.

---oOo---

Yaratılış Sırrı ve Beyin:

İnsanın yaratılışı, Allah'ın kudretinin en büyük delillerindendir. Bilimsel veriler, embriyonun gelişiminde hücrelerin kendi kendini organize edebildiğini göstermektedir.

Bu, Allah'ın evrene koyduğu yasaların bir tecellisidir. İlk hücredeki bilgi ve programlama, tüm vücudun inşasını mümkün kılar.

Beyin, düşünme ve idrak merkezidir. Yaratılışta her şeyin bir başlangıcı ve bir düzeni vardır.

---oOo---

Deccal Fitnesi ve Mehdi:

Deccal, İslam inancında büyük bir fitne olarak görülür. Peygamber Efendimiz (sav), Deccal'e karşı sadece imanı kuvvetli olanların durabileceğini belirtmiştir.

Hadislerde anlatılan Deccal ile bir müminin mücadelesi, kıyamet alametlerinden biridir.

Mehdi'nin gelişi, zulmün ve fitnenin sona ermesi için büyük bir umut kapısıdır. Deccal'e karşı direnişin sembolü ise sabır ve sebat eden mümindir.

---oOo---

Ölümsüzlük ve Kıyamet:

İnsanın ölümsüzlük arzusu, varoluşsal bir gerçektir. Kur'an'da "Her canlı ölümü tadacaktır" buyrulmaktadır.

Kıyamet, Allah'ın iradesiyle kopacak ve herkes yaptıklarının karşılığını görecektir. Ancak Allah'ın rahmeti ve mağfireti de sonsuzdur.

"Havf ve reca" yani korku ile ümit arasında olmak, müminin temel özelliklerindendir. Allah'tan korkmak ve O'nun rahmetini ummak, salih amellerin temelidir.

---oOo---

Günahların Azalması ve Hadis:

Peygamber Efendimiz (sav), bir hadisinde ashabına şöyle buyurmuştur: "Siz öyle bir zamandasınız ki, dinin emir ve yasaklarının onda birine uymazsanız helak olursunuz. Öyle bir zaman gelecek ki, emir ve yasaklarının onda birine uyabilen, Cehennemden kurtulur."

Bu hadis, her devirde insanların farklı imtihanlarla karşılaşacağını ve Rabbimizin rahmetinin her şeyi kuşattığını hatırlatır.

Günümüzde günahların çeşitliliği ve şeytanın tuzakları karşısında, salim bir kalp ve doğru bir niyetle hareket etmek kurtuluşun anahtarıdır.

---oOo---

Dua:

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ

"Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle...!"

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

"Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne"
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

"Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk."

---OoO---

Kaynaklar

    Kur'an-ı Kerim (Nisa, Bakara, En'am, A'raf, Nahl, Cuma Sureleri)

    Buhârî, Kitab'u Bedu'l Vahyi ve diğer bölümler

    Müslim, Kitabu'l İmara ve diğer bölümler

    Ebu Davud, Kitabu't Talak

    Tirmizî, Kitabu Fazaili'l Cihad

    Nesâî, Tahâret

    Muvatta, Tahâret

    Müsned (Ahmed b. Hanbel)

    İbni Hibban, Sahih

    Taberani, El-Mu'cemul Kebir

    Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb

    Şerhüs-Sünne, Müsned-ül Firdevs, El-Metalibül Aliye, Kenzül Ummal, Şuab-ı İman Beyhak
Read More Read More / Comment Comment
Sekizinci Kat Cennetler ve Her Şeyi Benliğe Geçirenler
Sekizinci Kat Cennetler ve Her Şeyi Benliğe Geçirenler

(Kar©glan'ın 17 Ekim 2018 Vaazından Derlenmiştir)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذِي لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِهِ وَكَفَى بِهِ بِذُنُوبِ عِبَادِهِ خَبِيرًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

"Ve tevekkel alâl hayyillezî lâ yemûtu ve sebbih bi hamdihî, ve kefâ bihî bi zunûbi ibâdihî habîrâ."

Meali: Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah'a) tevekkül et yani yönel, yönünü O'na dön. O'nu (hiç ölmeyen Allah'ı) her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının yaptıklarından hakkıyla haberdar olarak O yeter!

(Sadakallahul Aziym, FURKAN Suresi 58. ayet)

---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

"Risalet ve nübüvvet muhakkak kesildi. Benden sonra ne Rasûl ve ne de Nebi vardır." Bu, ashâba ağır geldi. Bunun üzerine Rasûlullah (sav) buyurdu ki: "Fakat mübeşşirat vardır."

"Ey Allah'ın Rasûlü, mübeşşirat nedir?" diye sordular. Rasûlullah (sav) buyurdu ki: "Kim beni rüyasında görürse, gerçek olarak beni görmüştür. Çünkü şeytan benim kılığıma giremez. Sâdık rüya, mü'minin sâdık rüyası, peygamberliğin kırk altı cüzünden bir parçadır."

Ahirzamanda, Mehdi vaktinde rüyaların onda dokuzu, gün gibi açık rüya olacaktır. Mübeşşirat bunlardır.

(Hadis-i Şerif, Tirmizi, Rüya, 2/2272; Buhari, 6994)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculuğumuza başlıyoruz:

Niyet, amellerin ruhudur. İçten bir niyetle yapılan her fiil, ibadete dönüşebilir. Bu, İslam'ın temel prensiplerinden biridir.

Dua ve zikir, müminin silahıdır. Her an Allah'ı anmak ve O'ndan yardım istemek, kişiyi manevi olarak güçlü kılar.

---oOo---

Telif Hakları ve Benlik Hırsı:

Günümüzde insanlar, her şeyi sahiplenme ve benliklerine geçirme yarışı içindedir. Telif hakları, patentler ve marka tescileri, bu anlayışın bir yansımasıdır.

Oysa ilim, sanat ve kültür, insanlığın ortak mirasıdır. Her şeyi sahiplenme hırsı, insanı bencilliğe ve paylaşmamaya iter.

Allah'ın yasasında, bir tohumdan yetmiş başak çıkması gibi, verilen her nimetin çoğalması ve paylaşılması esastır. Benlik hırsı ise bu ilahi düzene aykırıdır.

---oOo---

Rüya ve Amel İlişkisi:

Kur'an-ı Kerim'de Hz. İbrahim'in (as) rüyası ile amel ettiği, Hz. Yusuf'un (as) rüya tabiri ile bir devletin kaderini değiştirdiği anlatılır.

Rüya ile amel edilmez diyenler, bu ayetleri görmezden gelmektedir. Ancak her rüya ile değil, hak ve açık rüya ile amel edilir.

Rüyanın hak mı yoksa şeytani mi olduğunu ayırt etmek için ilim, firaset ve vicdan gerekir.

---oOo---

Sekizinci Kat Cennet ve Ölümsüzlük:

Hadislerde, sekizinci kat cennette ölümün getirilip kesileceği ve artık ölüm olmayacağı bildirilmiştir.

Ölümün çaresi, Allah'ın izniyle bulunacaktır. Bu, insanlığın ulaşabileceği en büyük mertebelerden biridir.

Bu sır, manevi bir hikmete dayanmaktadır. Ölümsüzlüğe ulaşmak, Allah'ın yeryüzündeki halifelerine bahşedilen bir özelliktir.

---oOo---

Hud Kıssası ve Gezegenler:

Hud kıssasında, inanmayanların helak edilmesi ve inananların korunması anlatılır. Bu olay, satürn gezegenindeki halka ve fırtınalarla sembolize edilir.

Her ümmet ve peygamberi, inanmayanların helak olduğu, inananların ise kurtulduğu bir süreçten geçmiştir.

Mehdi vakti de benzer bir süreçtir. Kıyamet, inanmayanların başına kopacak, inananlar ise kurtuluşa erecektir.

---oOo---

Kuran'ı Anlamak ve Yaşamak:

Kur'an-ı Kerim, sadece okunmak için değil, anlaşılıp yaşanmak için indirilmiştir.

Tevrat'ı taşıyan eşekler misali, Kur'an'ı sadece ezberleyip anlamayanlar, onun hikmetinden mahrum kalırlar.

Din, kurallar zincirinden ibaret değildir. Asıl amaç, bu kurallarla dünyayı imar etmek ve insanlığı huzura kavuşturmaktır.

---oOo---

Raşidi Tarikatı Zikir ve Dersleri:

Raşidi Tarikatı'nda, her namaz öncesi ve sonrası 13 Estağfurullah çekilir. Bu, güne başlama ve günü kapatma tövbesi niteliğindedir.

Zikir, kişiyi Allah'a yaklaştırır ve manevi olarak güçlendirir. Düzenli zikir, kalbin temizlenmesine vesile olur.

---oOo---

DNA ve Mehdi Çocukları:

Herkes atalarının DNA'sını taşır. Mehdi çocukları da Mehdi DNA'sını taşımaktadır.

Bu, onların belirli özelliklere ve hassasiyetlere sahip olmalarına neden olur. Onlara karşı hassas ve anlayışlı olmak gerekir.

---oOo---

Dua:

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ

"Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle...!"

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

"Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne"
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

"Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk."

---OoO---

Kaynaklar

    Kur'an-ı Kerim (Furkan, En'am, İsra, Zumer, Tekvîr, Cuma Sureleri)

    Buhârî, Rüya ve diğer bölümler

    Müslim, Rüya ve diğer bölümler

    Tirmizî, Rüya

    İbn Mâce, Fiten

    Ebu Davud, Fiten

    Müsned (Ahmed b. Hanbel)

    Taberani, El-Mu'cemul Kebir

    Şerhüs-Sünne

    Kenzül Ummal

    Şuab-ı İman Beyhaki
Read More Read More / Comment Comment
Onlu Günler - Son On Gün ve Geri Sayım

Onlu Günler - Son On Gün ve Geri Sayım

(Kar©glanin 09 Ağustos  2018 Vaazi)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَالْفَجْرِ  وَلَيَالٍ عَشْرٍ  وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِ  وَاللَّيْلِ إِذَا يَسْرِ  هَلْ فِي ذَلِكَ قَسَمٌ لِّذِي حِجْرٍ  أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Vel fecri. Ve leyâlin aşrın. Veş şef’ı vel vetri. Vel leyli izâ yesr(yesri). Hel fî zâlike kasemun li zî hicr(hicrin).  E lem tera keyfe feale rabbuke bi âd(âdin).

Meali :

Fecre Sabahi aydinlatan Yildiza andolsun, ve son on güne andolsun (Onlu günler bunlar muharremin onu oldugu gibi, zilhiccenin onu, ve ramazanin son on günü, ve onlular, yani on SIRRINA andolsun), çiftlere ve teklere andolsun,(Allah birdir, ana birdir, baba birdir, ata tek ve birdir Hz  Ademdir birdir, bayrak birdir, herkesin milleti birdir.  "Tek millet, tek bayrak, tek Gül" cooook önce semalara haykirdigimiz bir söz, semada binler yildiz, binler güneş var amma, bizimki tek ve bir,..... teklere andolsun ve ciftlere andolsun : ana ile baba cift, yaz ile kış cift, acı ile tatlı cift, eller cift, ayaklar cift, gözler bir cift, dudaklar cift,...... ciftlere de andolsun) kolay geceye ve zor geceye andolsun (yesr hem kolay manasindadir, hem zor manasindadir, nitekim inşirah suresinde "usri yusran" derken "usr" derken zorluk ve zor manasina, "yusran" derken ise kolaylik manasindadir ) kolay gece bir baktin sabah oluvermiş, gerdek gecesi,... yada ölüm gecen, baktinki ardina,  bir ömür bitmiş bir gece bile degil hayat, eger imanli öldünse ardinda birakdigin bir ömür var, bir cok eserin var, amma zor gece mesela hasta oldun, dakikalar gecmiyor, yada zor bir imtihan, zor gecen bir kac saat, yada seni hani karakolda nezarete atarlar ya, yani bir kac saat ömür gibidir, yani kolaya ve zora, yada kolay geceye ve zor geceye  andolsun. Zor gece ve  öldün ve o gece ölüm melekleri geldi zor bir imtihan ilk sorulari bildin amma, soru namaza geldi, sende bende hepimiz bunda kaybederiz, namazini hic koymayan (yezidin halini de unutmayin) olabilirmi muhammed bile arafatta erkene alip  ve müzdelifede kazaya koymuşken, sen ben kiminki) hicret günü edilen yemine andolsun (kim etmiş olabilir o yemini, yani ikilinin ücüncüsü allah ise korkma ya eaba bekr, bir örümcek canini ona feda eden bir örümcek, bir  cift güvercin ona canini feda eden (bir cift cifte ve teke yani bir cift güvercin yumurtasi) ve orda bekci bir yilan, yillardir bekliyen bir yilan, ve muhammede düşmanin geldigini  kim haber vercek vodafon yok WhatsApp  yok sms yok kim haber vercek haaaaa, allahin WhatsApp i varya yillardir orda bakeyen sadik bir bekci  bir yilan, görevli bir YILAN, yani onlara düşmanin yakin oldgunu, hatta ebu bekrin ayagini isiriarak heber verdi, yani muhammed magaranin önünde  olduklarini,  onlara ne kadar yakin geldiklerini nerden bilecekdi, ve yilan onlara yaklaşti ve Ebubekrin ayagini isirdiki, işte diyorki Allah, Ya Muhammed düşman bir adim ötede, sessiz olun artik, kalbiniz bile oynamasin, hani rüyada yilan görmek düşman ile tabir olur ya, niye işde yilan görmek, yilan görüntüleri görmek işde bir alamettir, taaa muhammedin hicretinden bu yana ondan önce isadan ondan önce musanin asasi olan ejderha halinde asa ve yilan ve allah onu o zaman bekci etti, taa musa vakti, müminlere düşmanin yakin geldigini haber eden bir meleke  ve alamettir, bekcimizdir, müminlerin bekcisi ve askeri, ve arşin dört direginden biri olan, dört halifeden biri olan ebu bekrin cibilliyatidir, o  ve  o yüzden abu bekr "dad" harfinin mahrecini en iyi cikarandir, en iyi dad harfi okuma yilanlara mahsusdur siis degilde dziiiizskci kicici sissss ve iki yilan türü bir ZZZZZZZ birisi SSSSSSS  ve yilan catal dil , cift dilli münafik degil sadece catal dil, dad bir sag azi diş ile bir de  sol azi dişi dil birleşir ve ses olrak ne ze nede se arasi bir ses dziya yani alfa gülüm alfa , bir gün sende ebu bekir makamina erersen işde  düşman nerden gelir, yakinmidir uzakmidir bilip, müminlere ve allah askerine bildirmek ile görevli imanli bir yilan olursun,  amma bazi yilanlar ise zehirli ve  düşman ve cinlerden olan kötü yilanalar da vardir) ve son ayet görmüyormusun, Rabbin bir iş amel yaparken, onun AAAAadeti(ahlaki), yada adeti sayi kullaniş şekli yani ,kactir? tek ve vahiddir, veya üctür, yine tektiri ve yine beştir tekdir, yine yedidir tekdir, tek ve cifte dedik ya, rabbinin cifti ve teki nasil kullandigini, onun adetullahinda nasildir görmüyormusun ahmak, körmüsün ahmak, tek demek öyle bir, sadece bir dene demek degil, yedi tek, yediyüz yetmiş birde tek, 999 da tek, 66666 ise cift, kuran cift, Allah tek, kuran cift, bak kelime cift, kelam bir tek söz degil, enikleyip üreyen, cift cift artan üreyen. tek ise :  bir kalan  bütün kalan, bölünsede tek kalan, erkek ve kadin, rahman ve rahim ,tek ve cift, rahman tek, bölünsede tek kalan,  rahim ise cift, enikleyip üreyen cift cift üreyen .

Sadakallahul Aziym Fecr suresi 1 den 6.ayete kadar


---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Müjdeleyin, nefret ettirmeyin; kolaylaştırın, zorlaştırmayın.”

( Hadis-i Şerif , Buhârî, İlim 12, Cihad 164; Müslim, Eşribe 70-71)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"


Yolculugumuza başliyoruz :

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا  إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Fe inne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ.

Meali :

Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.

(Sadakallahul Aziym İNŞİRAH Suresi 5 ve 6. ayet)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Şüphesiz ki bu Din kolaylıktır. Her kim, (kolay olan ) bu dini zorlaştırırsa altında kalır. Onun için orta bir yol tutun ve Dini en uygun bir biçimde uygulayın.”

( Hadis-i Şerif , Buhârî, İman 29)


Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Dinin en hayırlı olanı, en kolay olanıdır.”

( Hadis-i Şerif , Ahmed bin Hanbel, III/479)

"Din kolaylıktır."


(Buhârî, İman 30; Nesâî, İman 28)


"Amellerinizde îtidâli ve doğruyu bulmaya çalışın."

(Müslim, Birr 52; Tirmizî, Tefsîr Nisâ Sûresi, hadis no: 3041)

“Allah, koyduğu yasaklara uyulmasını sevdiği gibi, koyduğu kolaylıkların uygulanmasını da sever.”

(Ahmed bin Hanbel, II/108)

“Dinle yarışa giren her insan, mutlaka yere serilir.”

(Buhârî, İman 69)

"Heleke'l-mütenattıûn -Taşkınlar/aşırı gidenler helâk oldu.-" Bunu Rasûlullah üç defa söyledi.

(Müslim, İlim 7)

“Kul, Rabbinin affını nasıl seviyorsa, Allah da koyduğu kolaylığın uygulanmasını öyle sever.”

(et-Terğîb ve’t-Terhîb, II/135)


Hz. Âişe (r.a.) şöyle diyor:

“Yüce Peygamber, biri daha kolay, biri daha zor iki seçenekle karşılaştığında, mutlaka kolay olanı seçerdi.”

(Buhârî, Menâkıb 23, Edeb 80; Müslim, Fezâil 77-78)

"Amelin az da olsa devamlı olanı, Allah yanında daha makbuldür."

(Buhârî, İman 16; Müslim, Salât 283)

Normalde (hazarda: yolculuk hali dışında) 4 rekât olan farz namazlar yolculukta (seferde) 2 rekâttır. Yani yolculuk boyunca farz namazların 2 rekât halinde kılınması, bir kısaltma/kasr olmayıp namazın o şekilde farz olması sebebiyledir.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَإِذَا ضَرَبْتُمْ فِي الأَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَقْصُرُواْ مِنَ الصَّلاَةِ إِنْ خِفْتُمْ أَن يَفْتِنَكُمُ الَّذِينَ كَفَرُواْ إِنَّ الْكَافِرِينَ كَانُواْ لَكُمْ عَدُوًّا مُّبِينًا  وَإِذَا كُنتَ فِيهِمْ فَأَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلاَةَ فَلْتَقُمْ طَآئِفَةٌ مِّنْهُم مَّعَكَ وَلْيَأْخُذُواْ أَسْلِحَتَهُمْ فَإِذَا سَجَدُواْ فَلْيَكُونُواْ مِن وَرَآئِكُمْ وَلْتَأْتِ طَآئِفَةٌ أُخْرَى لَمْ يُصَلُّواْ فَلْيُصَلُّواْ مَعَكَ وَلْيَأْخُذُواْ حِذْرَهُمْ وَأَسْلِحَتَهُمْ وَدَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ أَسْلِحَتِكُمْ وَأَمْتِعَتِكُمْ فَيَمِيلُونَ عَلَيْكُم مَّيْلَةً وَاحِدَةً وَلاَ جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِن كَانَ بِكُمْ أَذًى مِّن مَّطَرٍ أَوْ كُنتُم مَّرْضَى أَن تَضَعُواْ أَسْلِحَتَكُمْ وَخُذُواْ حِذْرَكُمْ إِنَّ اللّهَ أَعَدَّ لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا مُّهِينًا  فَإِذَا قَضَيْتُمُ الصَّلاَةَ فَاذْكُرُواْ اللّهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلَى جُنُوبِكُمْ فَإِذَا اطْمَأْنَنتُمْ فَأَقِيمُواْ الصَّلاَةَ إِنَّ الصَّلاَةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ كِتَابًا مَّوْقُوتًا 

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve izâ darabtum fîl ardı fe leyse aleykum cunâhun en taksurû mines salâti, in hıftum en yeftinekumullezîne keferû. İnnel kâfirîne kânû lekum aduvven mubînâ. Ve izâ kunte fîhim fe ekamte lehumus salâte fel tekum tâifetun minhum meake vel ye’huzû eslihatehum fe izâ secedû fel yekûnû min varâikum, vel te’ti tâifetun uhrâ lem yusallû fel yusallû meake vel ye’huzû hızrahum ve eslihatehum, veddellezîne keferû lev tagfulûne an eslihatikum ve emtiatikum fe yemîlûne aleykum meyleten vâhıdeh(vâhıdeten). Ve lâ cunâha aleykum in kâne bikum ezen min matarin ev kuntum mardâ en tedaû eslihatekum, ve huzû hızrakum. İnnallâhe eadde lil kâfirîne azâben muhînâ.  Fe izâ kadaytumus salâte fezkurûllâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbikum, fe izatma’nentum fe ekîmus salât(salâte), innes salâte kânet alâl mu’minîne kitâben mevkûtâ.

Meali :

Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kâfirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.  (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü’minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silâhlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekât kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silâhlarını yanlarına alsınlar. İnkâr edenler arzu ederler ki, silâhlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silâhlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkârcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır. Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah’ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü’minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.

(Sadakallahul Aziym NİSÂ Suresi 101, 102 ve 103. ayetler)

Nisâ, 4/101-103. ayetler, namazı kısaltmanın yani 2 rekattan 1 rekata düşürmenin sadece korku durumuna has olduğunu açıkça göstermektedir. İlgili ayetler şöyledir:

Nisâ 4/101’deki “ekâme” (أقام) fiilinin mef’ûlü “es-salat” kelimesidir. Kur’an’da bu ifadenin geçtiği yerlerde namazın tam kılınması gerektiği anlaşılır. Nisa 102. ayette Resûlullâh (sav)’in namazı kısaltma yapmadan tam ve 2 rekât kılarak cemaate de imamlık yaptığı durum “فأقمت لهم الصلاة , onlar için namazı tam kıldığın zaman” şeklinde ifade edilmektedir. Namazı tam ve 2 rekât kılan Nebîmizin aksine onun ardında kısaltarak yani 1 rekâta düşürerek kılanlar için “فلتقم طائفة منهم معك  onların bir kısmı seninle namaza dursunlar” denilmektedir.

Abdullah İbn Ömer’den nakledilen bir rivayet şöyledir:

“Resûlüllâh ile birlikte (birçok) yolculukta bulundum. İki rekâttan fazla namaz kılmadı. Ebû Bekir’le birlikte bulundum, o da -Allah ruhunu kabzedinceye kadar- iki rekâttan fazla kılmadı. Ömer ve Osman’la da beraber bulundum; onlar da aynı şekilde hareket ettiler.” (İbn Mâce, İkâmetü’s-Salât, 75; Nesâi, Taksîru’s-Salâtu’s-Salât, 5)

Nebîmiz yolcuyken 4 rekâtlı namazları daima 2 rekât halinde kıldığına ve “Benim namazı nasıl kıldığımı görüyorsanız siz de öyle kılın” (Buhârî, Ezân, 18) dediğine göre bizim de bu şekilde kılmamız gerekmektedir.

Tekrar etmek gerekirse: Seferlikte akşam hariç bütün namazlar iki 2 rekâttır ve burada herhangi bir kısaltma yoktur. Namazlar ancak düşman korkusu varsa kısaltılabilir. Bu da yukarıda belirtildiği gibi 2 rekâtlı farz namazların 1 rekât kılınması şeklinde olur. [1]

Ayette geçen namazı kısaltma işi iki şekilde düşünülebilir. Birisi rekatların sayısını kısaltıp dört yerine iki kılmak yani nicelikten kısaltmaktır ki, bir kısım tefsirciler bu mânâyı vermişlerdir. Fakat bu mânâ her namazda olmaz. Akşam ve sabah namazları bunun dışında kalır. Biri de namazda ayakta durma yerine oturma veya hayvan sırtında durma; rüku ve secde yerine de ima ile yetinmek gibi namazın sınırlarını, vasıflarını ve niteliklerini kısaltmak, yani nitelikten kısaltmaktır.

Öte yandan kasr, durdurma ve alıkoyma anlamına da gelir. Bu durumda bu âyetin mânâsı, namazın bir kısmını kazaya bırakmak demek olur. [2]

önceleri namazlarin berde bahrda, savaşda barişda, hic terketmeden kilinma emri vardi, daha sonra,  bu ayet ile ve birde veda haccinda dinin hükümlerinin son noktasina varildiginda, Allah bizlere yani müminlere daha bir kolaylik verdi ve, namazlari gerektiginde cem etme veya kazaya birakma hususu da verdi. ve muhammed o yüzden arafatta ögleyi ikindi ile birlikte kildi öne aldi, ve sonra ise akşamı kilmayip ileriyi biraktiki taaa gece vakit müsit oldugunuda yatsi ile birlikte kildi. ve bunun bizim yorumumuz ile örnegi aynen bir vatanin sinirlari korunurken, sinir bekliyen askerler için,  gerekli görülen bir yere karakol yapilir, ve  sinir boyunca bekci kulubeleri yapilir, ve onlar güzetleme kulelerinden siniri devamli uyanik halde beklemek, ve biri yorulunca başka birisi nöbete gecmek sureti ile beklenir, ve devamli sürekli bekleme hali, amma o karakolda birde bir tümen yada birlik vardir, ve o tümen onlar ise  o yorulan askerlerin dinlenecegi yatacagi yer , diger yine herhangi bir saldiri halinde müdahele edebilcek kadar cokluktaki asker bulunur ki, onlar gerektiginde yatar, gerektiginde talim yaparlar, gerektiginde  nöbete gecer, yani  sur sur icinde, ondan daha bir icerde, yine askeri birlikler bulunur, ve oralarda ise, bir bölgeyi koruyalabilcek  kadar cok  asker tank top tüfek ve cephanenin bulundugu yerlerdir, ve sur sur sur icinde, surda bir başka sur icinde, bir ic sur, yani ondan da icde en önemli silahin cephaneligin bulundugu gizli bir askeri üst veya ucak üssü füze rampalarinin bulundgu yer vardir, ve böylece bunlar ile sivil vatandaş hicbir şekilde tehlikeye maruz kalmadan korunmuş olur, işde namazi birakmayin emiride ilk vakitki hali ile, berde bahrda, savaşta barişta emri, o ilk en ön saftatki sinir bekliyen askerler gibi, bir an bile gözünü yummadan her an tetikte hazir beklemek emri gibi, namaz hicbir zaman terkedilemez, sonra ise, artik bir ic sur ve iki namaz cem edilebilir, veya hatta müzdelife deki gibi kazaya birakilip, daha sonra vakit en müsait oldugu kis sürede  kaza edilir, veyahut ta bir başka mana ile tehir edilip, cemi tehir ile kilinir. cemi tehir bir mana  ile namazi kazaya birakmak demekdir yani. veya arafattaki gibi, öne almak ilerde zamanin müsait olmayacagindan emin isen, o zaman namazi öne almanda bir beis yokdur, yani dinimiz zorluk dini degil kolaylik dinidir.
ve yukardaki hadisde gecen

Hz. Âişe (r.a.) şöyle diyor:  “Yüce Peygamber, biri daha kolay, biri daha zor iki seçenekle karşılaştığında, mutlaka kolay olanı seçerdi.”

(Buhârî, Menâkıb 23, Edeb 80; Müslim, Fezâil 77-78)

Yani din kolayliktir, zorluk göstermek degil, bilhassa en kolay ve güzel ve iyi olani secmekdir, mesala bir mal satin alcaksin, yada bir araba alacan, bir ev alacan, ne yapiyon, bakiyon araştiriyorsun, hem en ucuz olani ama, bunun yaninda en de kaliteli olanini, bunun yaninda, en güzel olanini  seciyorsun vs. vs. yani öyle olunca secenekerde en iyi olani secme ihtimali olan her hususda, dinimizdede en kolay ve en güzel olana tercih edilir. nitekim bu o hadise göre sünnet olandir, o yüzden Allah da önce berde bahrda namazi koymayin emri verdi, sonra da gerekirse, öne sonra gerekirse kazaya birak emri geldi , yani durumun ve sitrationunun önemine göre hareket edip,  en iyi tercihi yapmak lazimdir. ve ben üc gecedir kameri yani hilali gözetliyorum ve benim ufkum Allah a şükür acik, ve ben üc gün önce gördügüm hilalde dedimki hilalin bir günü kalmiş, ve evet ertesi günde baktim bu gün son gün dedim, ve fakat bu sabah 03.30 gibi bir hilal diye bir parlaklik gözüktü, ama sanki sahte birşeydi, "bir" bütün olandir mesela insan bir bütündür, ve fakat elinin birisi kopmuş olanda insan hükmünde, onunda  ölünce cenaze namazi kilinir, yine iki eli kopmuş onunda kilinir, amma bedeninin ücte biri kayip olmuş bir cesedin namazi kilinmaz, sadece kafasi var, namazi kilinmaz, öyle olunca bir bütündür, kücük bir, hani mesela Amerikada gökdelenin birisi evmidir, evdir, amma binlerce evden oluşan bütün bir ev, amma gel istanbuldaki tek katli bir villada ev, o da tek bir ev, amma, o da bir ev degilmi , ak sarayda ev, oda bir ev konumunda amma, kac odasi vardir?  yani bir bütün olan kücük birlerde var, fakat birden kücük bir olmaz ve 0,99 demek bir demek olmaz birden 0,00000000001 bile kücük olsa o bir degildir degilmi ve bu sabah bana gösterdikleri ay diye gözüme gözüken hilal konumunda degildi, hilalin hilal olabilme hali bellidir, ondan daha kücük artik hilal olmuyorsa, ona hilal denmez,  ondan sonra artik ters hilal olma zamanidr, ve  bana güya hilaldan kücük hilal hali gösterilmye calişildi, kafir deccal tarafindan, ve ben enayi degilin, dün son hilali gördüm, artik bugün ters hilal vaktiydi. ve Neu mond vakti yeni ayin birinci günü velhasilkelam.


ve öyle olunca dün zilkadenin son hilalini gördüm, ve bu gece aydinlikti ve hava kapali degildi, ve dedim ya yarim hilal gördüm, ve öyle olunca bu gün aslinda Zilhiccenin 1 i  dir (9 Agustos 2018) ve son on güne girdik,  ve dokuzuncu gün arafat, o da  17 Agustos cuma Arafat ve arefe demek olur, ve 18 Agustos 2018 cumartersi ise zilhicenin 10 u ise bayram (Kurban Bayrami)  demek olur, Ey inanan müminler, arafat iki gün olmaz, yanliş gün arefe yapmayin, kafir deccalin oyununa gelmeyin. ve  bu günlerde fazladan oruc tutmak ,Allahi zikretmek ,salavat getirmek,kuran okumak,fazladan namaz kilmak, dua etmek, kabeyi tavaf etmek , kutsal yeleri ve kimseleri ziyaret etmek, ana babaya kardeşlere akrabalara hürmet etmek, sadaka vermek, efdaldir, amma bu sicaklarda kimsenin ... yemez afedesiniz cok zor .

Allah Nerde? Allahın Yardımı Niye Ulaşmıyor Diyenlere Karoglanin Sözü

Dünyamiz Sicaklarla kavrulurken, bu sicaklar sebebi ile bir kivilcimdan alev kapan doga ve orman yanginlari ile Dünyanin bircok yerinin başi dertte, başta Amerika Californiya olmak üzre, yanginlar sönmekde bilmiyor, ve ordaki halk, börtü böcük kurt kuş, allah allah demiyormu, "yardım et allahim" diyen yok mu? var, veee eee Allah nerede, niye yardım etmiyor peki deyince!

VAHDETi VÜCUD HiKMETi NEDiR?

vücüt vücüt icinde kurali, bir vahdeti vücut varki yukarda dedigimiz gibi, mesela bir gökdelen, binlerce ailenin oturacagi yada binler firmanin dükkanin icinde, olacagi bir yapi, ve o bütün olarak bir bina, amma icinde binler ev, binler ev icinde, binler daire var, ve evler icinde, binler pencere, binler kapi var, her evin üc beş insani da var, degil mi? ve öyle olunca, yine bir devlet ,binler il den ve binler ilceden, binler köyden, binler  caddeden, binler mahalleden, binler sokakdan, ve binler milyonlar evden,....  meydan gelmiyormu, öyle olunca vahdeti vücut ta, dünyada bir kimsedir, ve kainatta bütün olan biten, onun vücudu icinde meydana gelir, ve sen ise, mesela o  vahdeti vücuttaki bir memleketi (mesela akcigeri yada eli kolu tirnagi) temsil ediyorsan(Ve Mide bir bütün, ve o mide denen, aynen muhammed gibi, yada abdülkadir geylani gibi, bir ümmetin, yada tarikatin bir grubun temsilcisinin ismi, mide yada, göz, yada parmak, ve  o da onun icindekilerin vahdeti vücutu, ve ona gelen yardım, bütün o temsili misal ile tirnaga yada, göze, kola gelmiş olur, ve onun hakka yalvarmasi, onun üstündeki bedende, onun agrisinin, sizisinin, farkiyatinin, acisinin hissedilmesine sebeb olur, onun durumun vehmiyetini acikca, rabbine bildirmesi, "sen dah iyi biliyon" deme ey insan, Allah bilirde, sen ona ibraz et ve de ki kol isen, suyunmu bitti, suyumuz bitti de, yanginmi var,  yaniyoz de, baharmi gelmedi, baharimiz gelmedi,  karakişda kaldik de, ibraz et maruzatini ve  hakka dua et, yardım dilen, demedi mi allah duaniz olmasa ....) senin icinde binler ev köy var, ve yine sen mesala bir mahalle isen binler yada onlar sokak ve evden meydana geliyorsun demektir, sende bir vahdeti vücut olup, o makama erince, işde sende icindeki askerininin bir nevi Allah i sin, yani senin kolundaki hücrelerin gücünü saglayacak proteini, eti de, yiyecek olan sensin yine, senin onu yöneten beyninin benzini yakiti olan şekerini yiyecekde sensin, yine susayinca, suya ihtiyaci olunca suyunuda sen icecen, sen icersen, onlara su gidip, onlar susayinca su icecebilecekler onlar. ve işde yangin meselesi  ise, o californiyadaki yaniginda, böyle, orasi kimin vahdeti vücüdunda ise, o kimse yangini söndürcek yagmur olmasi niyeti ile, agzinin genişligi, dibinin derinliginden büyük olan bi tasdan, serin soguk su icince, o su vücudu icinde,  o yangini söndürcek yagmur olacakdir. yani esas büyük vahdeti vücut, icersede elbet bu sonuc meydana gelir, yani öyle olunca, ey mehdi askeri! vahdeti vücut makamnina daha cikamadiniz mi? egeer cikan varsa, o yanginlar sönsün niyeti ile böyle su icsin.

Amma su icme yöntemi, muhammedin su icme yöntemi olmali, lakir lakir su degil, anne memesini emer gibi dudaklarin arasindan süzerek, yani siyim siyim yagmur gibi, yoksa bardaktan testiten dökercesine degil yani, edeb ile su için, ve herkes yaparsa, bu seferde, dünyayi seller alir, aman dikkatli olun. biz bir defa yaptik bu californiya için, yagmur karadenize kaymiş, yoldan cevirmiş deccal askerleri, yine biz yapinca Colorado ya kadar varmiş, ancak deccal oynayinca, hak yerini bulmuyor, herkes yaparsa, kime müdahele edecegjni şaşar kalir, ben tek asker olunca, beninimkini alip cevirmesi kolay tabiki bir kişiyin ben. Haydi askerim, zaman vahdeti vücuda cikma zamani, işte Allahin yardiminin ulaşmasi, kolun agridi, askeri sinyal yolluyor, kolunun agrisni bulup, sebebini bulup, ona derman olursan, o icindeki askere, Allah in yardmi ulaşmiş olacak, onlar Allah nerede demeyecekler, işde sen Halifesin yeryüzündeki halife unutma anla artik.

    “Bedir günü gelince Allah Resulü, kendi arkadaşlarının 305, müşriklerin ise 1.000 kişi kadar olduğunu görerek hemen kıbleye döndü, ellerini kaldırdı ve Rabbine yalvarmaya başladı:

    ‘Allah'ım, bana olan sözünü yerine getir, vaad ettiğini ver! Allah'ım eğer şu bir avuç Müslümanı helak edersen, yeryüzünde şirk koşmadan sana ibadet eden kimse kalmayacak!’

    O, kıbleye dönük vaziyette ellerini her an biraz daha semaya doğru uzatarak durmadan Rabbine yalvarıyordu; öyle ki sonunda abası omzundan sıyrılıp yere düştü, Ebu Bekir gelip abasını yerden alarak omzuna örttü, sonra onu kucakladı ve şöyle dedi:

    ‘Ey Allah’ın Elçisi! Artık yeter, O sana vaad ettiğini kesin olarak verecektir!’

    Bu hadise üzerine Enfal Suresinin 9. ayeti nazil oldu.” (Müslim, Cihad, 58)


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِذْ تَسْتَغِيثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ أَنِّي مُمِدُّكُم بِأَلْفٍ مِّنَ الْمَلآئِكَةِ مُرْدِفِينَ  وَمَا جَعَلَهُ اللّهُ إِلاَّ بُشْرَى وَلِتَطْمَئِنَّ بِهِ قُلُوبُكُمْ وَمَا النَّصْرُ إِلاَّ مِنْ عِندِ اللّهِ إِنَّ اللّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ 

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

İz testegîsûne rabbekum festecâbe lekum ennî mumiddukum bi elfin minel melâiketi murdifîn.  Ve mâ cealehullâhu illâ buşrâ ve li tatmainne bihî kulûbukum ve mân nasru illâ min indillâh(indillâhi), innallâhe azîzun hakîm

Meali :

Hani Rabbinizden yardım istiyor, yalvarıyordunuz. O da, “Ben size ard arda bin melekle yardım ediyorum” diye cevap vermişti. Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

(Sadakallahul Aziym ENFÂL Suresi 9. ve 10. ayet)

Bedir Savaşı’nda müminlerin meleklerle desteklenmesi konusuna Enfal suresinin 9 ve 12. ayetlerinde de açık biçimde değinilmiş ve bazı sahabiler meleklerin bizzat kafirlerle savaştıklarını ve onları öldürdüklerini ifade etmişlerdir

( Müslim, Cihad, 58; İbn Atıyye, I, 503)


Ve bunun vahdeti vücuttaki tezahürüne gelince, sen mesala hasta oldun, grip olacaksin hissettin, bogazin yaniyor, yada aksirip tiksirmeye başladin, yada bademciklerin hasta oldu, ve mikroplar girdi saldiriyor, ve doktora gittin, ve doktor sana penicilin ignesi yazdi, ve  gittin saglik memuresi sana bir peniclin ignesi yapti, ve ignenin icinde 5 000 000 Unite penicilin baktersi var, iyi bakteri, mikroplarla savaşan bakteri, bak işte o vücüdün kirginligini meydana getiren kafir mikroplari öldürmek için igne oldun, ve sen vücudundaki askerin allahi oldun, ve onlari 5 000 000 savaşci  melek ile destekledin, ve Allahin yardmi yetişti işte, amma sen hasta oldun, yataklara düşdün, eyüp gibi Allah bilir dedin sabrettin care aramadin, ve seni iyi edecek ilaci bulamadin, işde öldün gittin, poh yoluna giden niyazi oldun......

Bedirdeki Muhammedin, Meleklerle desteklenmeside böyle, muhammetde bir başka bedenin icindeki beden degilmi?  cünkü mesela, sen sen olmadan, annenin icindeydin, ve annene zeker ile, sirat köprüsünden gecmeden önce ise, babanin bedenindeydin, ve yine babandan önce, baba annendemiydinn yoksa anne annendeymidin,veya bir parcan babanendeydi, bir parcanda aneannendeydi, ve ondan önce  babanin babasi ve annenin babasindaydin degilmi? peki muhammed peygamber olarak bir başka peygamberin icindeydi (Tirnak elin icndeki elin parcasi, tirnak elden önce parmak var, ve tirnak yine parmagin parcasi, yine ondan büyük kolun parcasi degilmi) yine insan olarak babasi abdullahin, annesi aminenin icindeydi, ve amine hasta oluduysa ve limon yediyse, işde onun griple savaşacak meleklerini gönderdi, ve muhammed kirginim dedi, ve vücüt hapşirdi tiksirdi, ve amine annemizde bildiyse tedavisini ve  yediyse temsili misal ile bir küflü peynir, veya limon, veya portakal, işde vücudun daki parcasi olan oglu muhammed inde zamanda yolculuk olarak, hem gecmişde, hemde gelecekde meleklerle, kafirlere karşi o nu destekledi demek olmaz mi zaten??????

Gecen hafta din ile alakasi fazla olmadigi sanilan bir meseleye vaazimizda yer verdik, ve bir cok insan yolumuzdan tökezledi düştüler, cünkü onlarin ögrendigi şeriata aykiri haller bunlar, nedir onlardan birisi : oral sex, yani agiz yolu ile sex meselesi , nitekim kuranda gecen musa hizir kissasinda da böyledir, musada HIZIRIN ardinda gidemedi tökezledi, cünkü onun yaptiklarida, o günün şeriati olan, musa dinine ve şeritatina ters işlerdi onlar, bakdi ve yordu bu yanliş dedi, durakladi, sonra ikinci olay, bu da yanliş dedi, peki bugün bize takilanlar nasil gitsin, bizim anlattiklarimizda, bugünün şeriatina ters şeyler, kalb bunu nasil kabullensin, tabiki düşecekler ardimizdan, ama adem cennetten düştü amma, tövbe edip cennete yeniden gitmenin yollarini kazandi, hatasinda diretmemek, burda tövbe gibidir, Osmanli olup bizler, dün matbaadan dolayi adam kesenlerin, ve tren gavur icadi diyenlerin, ardindan haala gitseydik, bugünün Türkiyesi olmazdi, ve hala eşege biniyor, ve haala el yazmasi ile kitap yazcaz diye ugraşirdik, halbuki o günün yanlişinda diretmeyipte, ben bilmem sen bilirsin rabbim deyiverecesin ki bütün işler hallolcak, cünkü Allah bir bilgiyi birine fisildar, oda yapmaya başlar, amma başlangicda o sanki yanliş gibi gelir bircoguna, ama  hikmetini bilmedigimiz işlerde, ben bilmem hikmetini sen bilirsin rabbim deyince, o hikmete sende erersin birgün.yine mesela önünde kalagi olan şapkayi bile, fötür şapkayi bile kabul edemedi bu bagnaz dinciler, ve dedilerki : bu müslümanlar secde edemesin diye icad oldu dediler, halbuki yüz logo, ve güneş yanigi ne kadar kötü, ve yüzün logon yanmasin diye icad olan, güneşden yüzünü korumak için yapilan, kafasi calişan bir amca, yada teyzenin yaptigi bu icad  bile irdelendi binlerce sene, haala bile böyle diyen ahmaklar var, ahmaklar sürüsü var, halbuki ekmegin yüzüde onun logosu nasil ekmek hafif fazla pişince, yüzü esmer olunca bile, firindan alirken bazisi, bu yanik diye almiyor ise, senin yüzün logon  yaninca senin ekmek halinde  yanmiş olur belki ,ve firinde satilmayan ekmek  ve insan olursun, ve insan kursagi yerine ve şansin varsa belki  köpeklere yem olursun degil mi ? o yüzden ardimizdan düşenlere hadi acimiyonda geri dönemeyenlere aciyon ben ey azizim.

Gecen hnafta helikobakterin tedavisini ögrettik amma dikkaaat!

Herşeyin Fazlasi Zararlidir Kuralimiz

Ve helikobakteri tedavisini de cok SIK SIK uygulamayiniz, cünkü fazlasi böbreklere zarar verir, ve öyle olunca, yani bir defa tuz tedavisi uyguladiniz, ve vücudunuz artik o helikobakteriye karşi bir antikor üretir, ve sizin bir süre yeni ilac yapmaniza gerek kalmaz, ne zaman bunu farkeden helikobakteri kendini türetipde, yeni bir helikobakteri geliştirdi, ve midenize inince sizi isirmaya başladi, ve bu gastrid olma yoluna dogru gidiyor, bir defa daha yapin,amma en az iki hafta bir daha yapmayin.


Yine gecen hafta karaciger detoxu tedevimizi, şeker hasstaligi tedavimizi makaleler bölümünde yaiynladik, bu haftada vaaaz ekliyelim yani,

Daha çok şeker hastalari veya şeker hastalığına yakalanma riski olan kimselerde ve  birde uzun süre veya çoookca şeker hapı kullanan kimselerde ve çok tatlı yiyen kimselerde görülen  birşey içtikden veya yedikten sonra agızda gitmeyen şeker tadı hissi meydana gelince, işte diyorki ciğer yani karaciğer ben ağzıma kadar şeker ile doldum diyor yani kirlendim beni yıka diyor. format atıp onu fabrika ayarlarına döndürmek için işte Karaciğer detoksuna ihtiyaç vardır.


Peygamberimizin Karaciğer Detoksu yöntemi, islami açıdan Karaciğer Detoksu, Bir Günlük Hızlı Detoks

Bir bardak Zemzem suyu, veya saf temiz, asitsiz mineral su, veya saf menbea suyu alınır
Ayakda Bir defada (tek yudumda) içilmek kaydı ile içilir, ve ayakda içdiğimiz için, aynen ayakda duş almak gibi olan, bu yöntem ile, vücdumuzun iç organlarina duş aldırmış oluruz. ve yaklaşık bir 15 dakika ile 30 dakika sonrasında cişimiz gelecekdir, ve bekletmeden hemen gidip, cişimizi yapmakda, o zehirli ve fazla atık maddelerin, vücuttan, sanki içimiz duş alıp temizlenircesine cişimiz ile atacakdır. çok sık olarak yapmayın, sonra kanınızın durulmasına sebeb olursunuz, ve vücut ISISI düşer , ve ISI kaybından ölümlere yol açabilcek rahatsızlıklara yol açar.
Bu formül Karoglan Hoca Başağaçlı Raşit Tunca ya aittir. para ile satılamaz.
PS: Dikkat edin eger Zemzem kullanirsaniz, o çiş yolu ile degil, ter yolu ile atilcakdir, bunuda unutmayin.
Cennet ve cehennem Tasvirlerimize Devam

Muhammedin dönemnindeki yollari düşün ve  yine musanin ümmetini düşün, taa israile geldikleri yollari düşün, birde bugünkü otobanlari düşünün, yani cennetin yollari o kadar güzelki, binlerce kilometre otaban, ve arabaya biniyorsun öyle hic sarsmadan, seni bir yerden biryere gidiyorsun. ve eski kagnilarla yada traktörle bile gitsen, hoplaya hoplaya canin cikar, ata binsen hoplaya hoplaya kicini agrilar tutar yorulursun,  yine eşek ile ayni, yani bugün ise, sarsmayan asfalt yol keşfiolmuş amaortisörlü arabalar, ve yol kenerlarina direkler dikilimiş gece bile yolun görünür halde, lambalar icad olmuş yolun apaydinlik, kuş gibi ucurup götüren arabalar, trenler gemiler, ucaklar icad olmuş, daha hangi cennet ararsin be adam,  be kadin, senin bu rahat seyahitini acaba bir defa musa yaşadimi, hz ibrahim ulul azim peygamber deniyor, o yaşadimi haaa, amma bak mehdi vaktindeki seyahatlere,  ne rahat degilmi? cennetteki birbirini  ziyaret ederler hadislerini bir okuyun, bu tasvirimize uyuyormu uymuyorumu?

Biri diyor ki senin zikrinde "el mümit" var, sen bunu cekince iyilerde ölüyor bunu biliyonmu diyor, halbuki el mümit heryerde var, sen sanki hayvan öldürmeyincemi, insan öldürmeyincemi, sadece mümit ismi yaşanmayacak, halbuki bitki bile canli, bak bu üzüm tiyegine


bak bu ucundaki iki biyika tiyek derler yada biyik derler, bu biyik yada tiyekleri ile bir yerlere tutunuyor üzüm asmasi, yani bir bitki, bitki görürmü görmese bu alttaki resimdeki o vidayi nasil bilde de oraya biyik atip kendini bagladi  yerlere düşmemek için degil mi?


Bitkilerde duyar, görür, konuşur, hata eli ayagi vardir, böyle bir de hayata tutunur, peki sen bir hiyari koparinca o ölmedimi, sen hiyar katili olmadin mi? peki ne oldu, o hiyar öldü işte, sende hiyar katilisin, amma koparmasan dalinda cürüyecek, yani birinde öldü, insan yedi insanda yine can oldu degilmi? o zaman haşr  ne işte bak, üzüm asmadayken canli, görüyor biliyor tutunuyor, sonra kopardin, öldü, amma az sonra yedin, sende can oldu artik, sen ahmetsen ahmet oldu, mehmetsen mehmet oldu o üzüm, ve sende birde namaz kildin ise, namaz oldu belki ve rabbinin katina gitti, yada sende öldün, peki sen yeni can kimde beden ve can olcan bilyonmu  sen kim yiyecek bilmiyon, ve artik ölümü ve cenneti ahireti sen bununla kiyas et ve yor,  ne demek, ve mümit heryede ve herzaman tezahür etmekde, vejeteryan olmak, ölüme karşi olmak degildir, bitkide canli canim.

Rabbim insan gibi azizi bir cana kiymayi uygun gören ahmaklarin şerrinden, askerimi ve ehli beyitmi, ve sevenlerimi ve sevdiklerimi korusun inşallah, yoksa bu zalimlerin elinden cekcegimiz var, akillanmaz bu ahmaklar, ne zaman ölüm öldü o zaman kurtulduk bu zalimlerin elinden demek olur, ey bilim adamlari önce gencligiin sirini cözün artik, sonrada ölümü öldürün artik.

------------
DiPNOTLAR :

[1]  fetva net/yazili-fetvalar/seferilikte-namazlari-kisaltmadan-dort-rekat-kilmanin-hukmu-nedir

[2] sorularlaislamiyet com/nisa-suresinin-101-ayetinde-gecen-namazin-kisaltilmasi-ne-demektir

--oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '


وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--


Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 9 Ağustos  2018 Perşembe

Original Kar © glan


Read More Read More / Comment Comment
Karoglanin Cennet Tasvirleri Dört


Karoglanin Cennet Tasvirleri Dört

(Kar©glanin 2 Eylül 2018 Vaazi)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذِينَ أُوْتُواْ الْكِتَابَ إِلاَّ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ وَمَن يَكْفُرْ بِآيَاتِ اللّهِ فَإِنَّ اللّهِ سَرِيعُ الْحِسَابِ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

İnned dîne indâllâhil islâm, ve mâhtelefellezîne ûtûl kitâbe illâ min ba’di mâ câehumul ilmu bagyen beynehum, ve men yekfur bi âyâtillâhi fe innallâhe serîul hısâb.

Meali :

Şüphesiz Allah katında din İslâm’dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.

Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 19. ayett


---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Sizden kim (sünnetimize uymayan) bir münker görürse (seyirci kalmayıp) onu eliyle düzeltsin. Buna gücü yetmezse lisanıyla düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Bu kadarı imanın en zayıf mertebesidir."

( Hadis-i Şerif , Müslim, İman 78 (49); Ebu Davud, Salatu'l-İydeyn 248 (1140), Melahim 17, (4340); Tirmizi, Fiten 11)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculugumuza başliyoruz :

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Yeryüzünde bir kötülük işlendiği vakit, ona şahid olan bunu takbih ederse (kötü olduğunu te'yid ederse), o kötülüğü görmemiş gibi zararından kurtulur. O kötülüğe şahid olmadığı halde, işittiği zaman memnun kalan kimse, sanki şahid olmuş gibi manen zarar görür."

( Hadis-i Şerif , Ebu Davud, Melahim 17, (4345))

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

كُنتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَلَوْ آمَنَ أَهْلُ الْكِتَابِ لَكَانَ خَيْرًا لَّهُم مِّنْهُمُ الْمُؤْمِنُونَ وَأَكْثَرُهُمُ الْفَاسِقُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kuntum hayra ummetin uhricet lin nâsi te’murûne bil ma’rûfi ve tenhevne anil munkeri ve tu’minûne billâh, ve lev âmene ehlul kitâbi le kâne hayran lehum, minhumul mu’minûne ve ekseruhumul fâsikûn

Meali :

Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onlardan iman edenler de var. Ama pek çoğu fasık kimselerdir.

(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresi 110. ayet)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

لَيْسُواْ سَوَاء مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ أُمَّةٌ قَآئِمَةٌ يَتْلُونَ آيَاتِ اللّهِ آنَاء اللَّيْلِ وَهُمْ يَسْجُدُونَ  ؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَيُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَأُوْلَئِكَ مِنَ الصَّالِحِينَ  وَمَا يَفْعَلُواْ مِنْ خَيْرٍ فَلَن يُكْفَرُوْهُ وَاللّهُ عَلِيمٌ بِالْمُتَّقِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Leysû sevâen, min ehlil kitâbi ummetun kâimetun yetlûne âyâtillâhi ânâel leyli ve hum yescudûn. Yu’minûne billâhi vel yevmil âhiri ve ye’murûne bil ma’rûfi ve yenhevne anil munkeri ve yusâriûne fîl hayrât, ve ulâike mines sâlihîn. Ve mâ yef’alû min hayrin fe len yukferûh(yukferûhu), vallâhu alîmun bil muttekîn.

Meali :

Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah’ın âyetlerini okuyan bir topluluk da vardır. Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir. Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir.

(Sadakallahul Aziym ALİ İMRAN Suresinin 113,114 ve 115. ayetleri)

ve gecen hafta dedik ki :
ve muhammed birgün yahudinin birini oruc tutarken buldu, ve sordu sen niye oruc.....
sonunda o na dedi deniyor : "biz sizden daha layikiz bu oruca." deyip de musayi ve ümmetini cignedi gecti. hic muhammed musa kardeşini cigniyebilirmi? o da peygamber, o da peygamber, o da ümmet, bunlarda ümmeti için yapilcak amel, niye cignesin, ya hadis yanliş, ya muhammed yanliş yapmiş, edebsizlik etmiş olmazmi?


iki peygamber sürtüşürmü hic, oluyor ama dünyamizda, iki horuz bir ciftlikde dostluk degil, ancak kavga ederler. reislik kavgasi. iki aslan ormanda da, ben reisin, sen reissin diye kavga eder, eee muhammed de aslanlardan bir aslansa, reis benin diye kavga etmiş olabilir, tiyniyet işte, oysaki bir başka cibilliyat olan, sifati olan hayvan vardir ki, yani karincalar başka karinca ile genlikle ile hic itişip kalkişmaz, buyur taffattar der sen gec öne der...

yani onlarinkide peygamber onlarda ümmet ve onlar da kitap ehli ve yukardaki ayete kitap ehlinden öyle kimsler varki ayni bizler gibi iman ve amel sahibi kimslermiş ve onlarin yaptiklarida kabul edilmiş iman ve amellermiş ve onlarin yaptiklarda zayi olmaycakmiş öyleyse kim gavur kim kafir, varmi haaala bu devirde evet iyilerde var kötülerde var haala.
Bu gün icinde hakkal yakin farkettigim bir gercegi size anlatayim :

HIZ ve Sürtünmeden dolayi yanan Tekerlekler ve Cehennem  ve SIRAT Köprüsü Tasvrimiz

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Cehennem ateşi, Sırattan geçen müminlere, “Ey mümin, tez geç, senin nurun nârımı söndürüyor” der.

( Hadis-i Şerif , Taberani)

Dedik ki : Bizim SIRAT köprüsü Tasvirimizde, zeker veya afedesiniz sidik yolu kildan incedir, ve ordan anneye vaaz olcak cocuk olan, meni ve tohum, bazilarinda şimşek gibidir, bazilarinin yavaş, ve birde ordan idrar gecer,  ve öyle olunca ordan cennetlikler, yani yeniden dogacak cocuk  olcak tohum gectigi gibi, cehennemlikler de, ve yani geri döndürülenlerde gecer, ve onlar ateşler icindedirler, ve öyleki idrar sicakdir ve yakicidir, ve deniyor ki :
ALINTI :
Muzaffer Efendi Hazretleri sık sık "Cehennemde ateş yokdur, herkes ateşini buradan götürür" buyururlardı...Yukarıdaki âyet-i kerîmeyi okur, "vakûduha'n-nâsu ve'l hicâratu" kısmına dikkat çeker ve aşağıdaki kıssayı anlatırlardı...

Halîfe Hârûn Reşîd, birgün Behlûl Dânâ ile karşılaşmış...Aralarında şöyle bir konuşma geçmiş...

Hârûn Reşîd : "Nereden geliyorsun?..."

Behlûl Dânâ : "Cehennemden..."

Hârûn Reşîd : "Niçin gittin?..."

Behlûl Dânâ : "Ateş almaya..."

Hârûn Reşîd : "Ne oldu peki, alabildin mi?..."

Behlûl Dânâ : "Alamadım çünkü cehennemde ateş yokmuş..."

Hârûn Reşîd : "Allah Allah! Nasıl olur?...Cehennem ateşle dolu değil mi?..."

Behlûl Dânâ : "Ben de öyle biliyordum...Gittim, Cehennem'in Mâlik'ine sordum...Bana 'Cehennemde ateş yokdur, herkes dünyâdan ateşiyle buraya gelir' dedi..."

Efendi Hazretleri buyururlardı ki :

Eğer herkes aynı ateşe girecek olsa, Allah'ın adâleti nerede kalır?!...Meselâ bir yumurta çalan bir hırsız ile yüz milyon çalan kişi aynı ateşe girerse Allah'ın adâletine muhâlif olur...Bir yumurta çalan, o kadarlık ateş götürecek, yüz milyon çalan da o ölçüde ateş götürecek...İster hayır ister şer, dünyâda ne yaparsan Allah indinde onun karşılığını bulacaksın...[1]

Yani bazi müminlerin nuru ve ameli, cehennemin  narini yakip yok ettigi gibi, yani cehennem ateşini söndürdügü gibi, bazi cehennemliklerin ateşide, sirat köprüsünü bile tutuşturcak kadar cok ve alevli. yani işde bu gün kücük hacetimi yaparken cabucak heladan cikmak için, acele ettim, ve biraz ikinarak idrarin cabuk cikmasini saglamak istedim, ve öyleki idrarin cabuk akişi, idrar yolunu yakdi, (Yukardaki tekerlekleri yanan araba resimine bak, anla sebebini) yani aslinda  idrar alevli ve sicak amma, biz hissetmiyormuşuz, yani sürtünme ve hiz alevini dahada artirdi ve sirat köprüsünüde yakdi gecti. ve bugün bu hastalik sahibi olanlar var, birde  normla gecişte bile, idrari sicak ve yakici olanlar, yine büyük haceti defiyesi sicak ve yakici olanlarin hali bu, bunlar işde bu günün cehennemlik kimseleriki, öyleki onlar cehenneme giderken, birde yolu ateşe verip tutuşturuyorlar işde. yani cehenneme ateşleri ile birlikte gidiyorlar, yani asit işte, ateşini icinde taşir, onda birşey can bulmazki, canliyi bile öldürür asit dedigin şey, ve idrar işde bir ceşit asit, yani ateşi icinde, ve giderken biraz hizini artirsa, acele etse, sirat köprüsüde yanar, oysaki müminler, ordan şimşek gibi gecmesine  ragmen,  sürtünmeden yanmazlar. yani meni öyle hizli fişkirirki, süratle, tazyikle, ama o tazyik onu da sirati da yakmaz halbuki. yani öyle olunca, mekkede tavafda ve şeytan taşlamada, nasil insanlar acele edip süratlenince izdiham ve katliam olursa, cennet ve cehennem ehlide,  seviyelerine göre bir yürüyüş ve sürata sahiptirler, onlar bir milim ne hizli nede yavaş sevkedilemezler yani.

oysa dünya da, ve gezegenler de, güneşde, rayinda hareket edip, akip gitmekde iken, dedik ki, bu sene dünya bir daha hizlandi ve iki aydan fazla önce, sonbahar yerine menziline vardi dünya, ve erken hasat edilen meyva, sebze, tahillar meydana geldi dedik ve kuşlar bile erkenden göc etmek durumunda kaldilar, yoksa diger yerdeki kutuptaki mevsime ulaşamayacaklar yani, gittikce hizlanan dünya ve insanlar, ve hizli bebeler, hizli arabalar ,hizli internet,..... hizli cocuklar, buraklar, şimşek gibi giden arabalar vaktine ermek zor amma, işde dedik birazcik acele edip IKINDIM yandi idrar yolu, yani öyle olunca bizler menzile varmak için zamanimizi yakalmak için acele etmek durumundayiz, yoksa biz varmadan daha mevsim gecerse, ne yapariz, aradigimizi yerinde bulamayiz. öyle olunca, buraklar, ucan arabalar vaktine, ölümü öldürcek bilgiyi bulacak insanlara erişmek için, daha hizli, daha hizli süratle giden dünyamiz, ve amma kaosa dönen mevsimler, ve kisalan mevsimler, kisalan günler, aylar, geceleer .........

Karoglan Hoca nin NOBEL ÖDÜLÜ

5 sene on sene degil, hatta bin sene, hatta ellibin sene daha düşünseniz, akliniza gelmeyecek olan bu bilgiyi, size vereyim karoglan hocaya(Raşit Tunca ya) bu senenin nobel ödülünü vermeyen ve vermeyecek olan nobelci ... nedir o bilgi, burak keşfetme yarişina giren  araba firmalari, hizlaninca, o tekerlekleri yakan sürtünmenin önüne gecmek için gereken buluş, nedir o? ve meni cikarken neden hizi ile yanmiyor, ne icindeki canli, nede idrar yolu yanmamasina ragmen, idrar hizlaninca yaniyorsa, bunun biyolojisini keşfeden bilim adami, o buraki keşfederken sürtünmenin önüne gececek icadida bulacakdir zaten. o bilgi burada ve bizde sakli, amma bir bildiren Allah, bir de bildiren Aziz olmayinca,  bilinemiyor tabi. ve biz zamanin en büyük AZiZi olma şerefine ermedik mi haaala haa? hiristiyan alemi! acaba bize bir Azizilik verilmeyecekmi haaala...... Allah bana ödülümü vermişken, benim nobele falan azizilige falan ihtiyacim yok elbet, amma dünyada hak yerini bulsun istedim sadece, farkimiz belli olsun istedim yani, ayar meselesi, altinin ayarini mihenke vurupda ögrenirsin, insanin ayari nobele vurulunca biliniyorsa, bizi bir nobel mihengine vur baken bişey cikcakmi azizim demek istedik.......

---oOo---
Magandalik mi yoksa sünnet mi?

Ben Bizzat Muhammedil Emin den gördüm ki, sol elinin serce parmaginin tirnagini uzun birakiyordu ki, bende aldim bu sünneti yapiyorum, ve gerektiginde poşet yirtmak için, gerektiginde kartal gibi parcalalmak, gerektiginde düşmanin gözünü oymak için, gerektiginde dişimin arasinda kalan eti kurtu cikarmak için, dişlerimin arasindan gözüküp cirkin olmaktansa, maganda olup, diş civisi aramadan, heryerde istedigim zaman, elimi agzima gerip, bu tirnagim ile cikaririm o eti ve kurtu işte, ve görüntüm düzgün olur bari, ve yine gerektiginde sercelik, gerektiginde kartal olmak için. peki sen Muhammedi nerde gördün derseniz : Benim bir  Mehmet Emin arkadaşim vardi, o Muhammedil Emin den gördüm. Muhammed ler Muhammed den kuralimiz geregi, ben bizatihi Hz Muhammed den görmüş oldum, o devirde zaten, heryerde yaninda taşiyacagin bicak nerde, makas nerde, diş civisi nerde işteee.....


Bu Haftaki Cennet Tasvirlerimiz

Kumaşlar, Makaslar, iğneler, iplikler, kumaşlar, halılar, kilimler cenneti, ALTIN CAĞ, MEHDi ÇAĞI

Hz idris aleyhisselam terzi deniyor, daha ilk caglar, o caglar, demir keşfolmamiş, makas keşfolmamiş, bicak yok, cünkü demir yok ki , yine igne yok ki, demir yok evvela yine, yani o adam (idris) ne ile kesdi, hangi kumaşi kesdi bicti, kumaş dokumasi keşfolmamiş, ip yokkine, kumaş olsun, neyi kesdi de ne ile dikdi bu adam demek yok mu? yine saclar uzadi mi, kesecek makas yok azizim, saci sakali nasil kestiler demek yok mu? hele tirnaklari kesecek tirnak makasinin keşfi yine seneler seneler sonra olan bir olay bir buluş, tirnaklar olsa olsa dişler ile isiralarak kisaltilabilir o devirde ancak, ve bugün tirnak yeme ahlaki olanlar, işte o devirden kalma insanlar da ondan azizim, ve nice peygamber denen adamlar var ki, ve ümmetleri var ki, onlarin ne saclarini kisaltcak, ne de tirnaklarini kisaltcak makasi yok, bicagi yok, dişini kariştircak diş civisi  kürdani yok, dişlerini fircalayacak diş fircasi, macunu yok. Diş fircasini bile, peygmabere hediye olsun diye bir agacin  kökünün icine saklayan Allah, o gün insanlik henüz gelişmemiş, ve  ona firca diye misavak agacini vermiş, misvak agac kökünü vermiş. Bu gün ise : sert, az sert, yumuşak, ve bebe yumuşagi diş fircalari var degil mi? yine macunlar var dişlerin cürümesin diye degil mi? eskiler ne yapti demek yok mu? ve yine Allah Hz. Nuh a gemiyi yapmak için, ona gösterecegi bir model resimi olan bir kitap yok, bir resim yokken, dedi ki tavugu kes pişir, icindeki kaburga kemiklerine bak, ve gemi yap dedi. Allah geminin ilk planinin tavugun icine yazan rabbim, yine tavugun icine igne kemigi diye bir kemik koymuş, bütün tavuk kesip kaynatip siyiranlar bilir, bir kemik vardir ki ignenin ilk modeli olan  kemik, işte ignenin ilk musteri o kemikde sakli, ve idrisde onu buldu ögrendi, ve onunla dikdi, yani kemik ile dikdi yani, ne ile kesdi,olsa olsa keskin kayrakla kesebilir o devirde, hz. Davud a kadar demir yok ki, demir işlemek bilinmiyor ki, cilali taş devri deniyor o devire ya işte.  ve bu günümüz ,mehdi cagi, bak cennet cennet, cennetler diyari, ne ceneti? bu sefer bak makaslar cenneti, bicaklar cenneti, diş kürdanlari cenneti, igneler ceneti, kumaşlar, ipekler, dokuma halilar cenneti, daha ne istiyorsun, muhammedin haliflex bir halisimi vardi, bir kilimi mi vardi, altina alipda yattigi hurma lifi idi, hasir hasir idi, sen yumuşacik tumba ikiz yatakalarda yatarken, iki cihanin habibi hasirda yatti. şükret mehdi askeri, sen cennet gibi bir altin cagda dünyaya geldin, bak bu mehdinin hakkini ödeyemzsin sen....

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.

Meali :

O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

(Sadakallahul Aziym RAHMÂN Suresinden ayet)

---oOo---


Gezen Yürüyen Kuran Hz. Muhammed Aleyhisselam oldgunu duymuşsunuzdur herhalde

---------------------
Ben, Muhammedü'l-Emîn'nin Hümeyrâ'sı…

Ben, İslam Halifesi Ebû Bekir’in kızı…

Ben, Allah’ın sevgilisinin sevgilisi…

Ben, Amr bin As’ın Allah Rasûlü’ne “Halkın en sevimlisi kimdir?” diye sorduğunda,  ismi söylenen...

Ben, dünya kadınlarının en bahtiyarı; Âişe…

Rasûlullah’ın ömrüne eşlik ettiğim süre içerisinde; güldüğüne, hiddetlendiğine, sevindiğine, üzüldüğüne, emrettiğine, nehyettiğine, hepsine şahit oldum. O’nun ümmetinden biri olarak tebliğinin muhatabıydım. Bunun yanında O’nun eşiydim, “göz nurum” diye hitap ettiği…Âişe…

O’nu benden soruyorlar, diyorum ki; “Siz Kur’an okumuyor musunuz? O’nun ahlâkı Kur’an’dı.”

ve insanlgin zirve noktasi, en insan olan insan, Hz Muhammed, ve Hz Muhammed de gezen yürüyen kuran ise, her ne kadar cirkin insanlarda varsa, yine kisa boylu, uzun boylu, mavi gözlü, kara gözlü, sari sacli, siyah sacli, beyaz tenli, siyah tenli, kizil tenli, benli, bensiz,... topal sakat, kör, şaşi ,...... kadin, erkek, cocuk, büyük, baba, anne, dede, nine, torun, torba,..... yani insan ceşidi cookca var, bunlarin en ortasi, ne uzun, ne kisa muhammed öyle dedi mehdinin boyu için, uzundan kisa, kisadan biraz uzun, ne zengin, ne fakir, ne aşiri dindar, ne dinsiz, ne sari, ne esmer, bugday tenli,...... kim bu? hz muhammed mi? yoksa onun torununun torununu Hz Mehdi mi? en itidalli ve orta vusta olani insanligin zirvesi muhammed ise, en ortasi, ne ileri, ne gerisi olan, Hz Mehdidir, ne bilirsen, onun en güzeli degil, ne en güzeli, ne de en cirkini, ....... yani Musa dediki onun için, benim soyumdan olan Taçsız Kral Meşiya gelecek, arza hakim olcak, barişi getirecek  dedi, ve onlar musaviler onu bekliyor, yine isa dedi, benim soyumdan faraklit gelecek ve yeryüzünde hakim olup barişi getircek dedi diye, onlarda Isaviler onu beklerler, Hz Muhammedin ümmeti de, Hz. Muhamed benim soyumdan, evlatlarimdan biri olan Mehdi gelecek ve dünyaya huzuru getircek dedi diye onlarda müslümnlarda  onu beklerler ki, amma aralarinda gezmesine ragmen, onu tanimazlar bilmezler, o zaman isa zamani gezen yürüyen incil, o gün isa idi, bugün ise hz mehdi, gezen yürüyen incil dir, faraklittir, kilitleri acan odur, bütün kapali kapilari acan, kilitleri acan, hazineleri cikaran odur, ve faraklit ikinci ömer farkinda olan, herşeyin farkinda olan, yine gezen yürüyen tevrat, o gün musa idi, bugün ise Hz mehdi ve yani Taçsız Kral Meşiya dir. ve her ne kadar yahudiler onun soyu asil soy olacak diye, diger soylari bozmaya kalksalarda, yani bazi insanlar hasta olsada, kolu olmasada, bacagi olmasada, gözü kaysada, insan haala insan, ve aziz varlik insan, yani Hz insan Hz Adem ademoglu, yani yeryüzüne haaala hakim, haaala hakim. onu halifelikten indirerek yerine gecmek isteyen şeytanda, haala şeytan, ve onun ahlakindakilerde, haala şeytan hizbi ve ordusu, ve şeytan dediki ondan insanoglundan üstün oldugunu ademden üstün oldugunu söyledi, o dedi yakan zarar veren, güclü kuvetli oldugunu iddia etti ve ediyor haala. amma toprak ise verimli olan, gerekirse zarar veren, kaya olup habil kafasi yaran, zarar veren, gerekirse mevlana olup dergah dergah dönen, gerekirse icinden cimenler cayirlar meyvalar cikaran, gekirse yel gibi savrulan, gerikirse seller gibi akip caglayan, gerekirse daglar gibi dik duran, gerkirse anne olup doguran merhmet ile büyüten besleyen gerkirse baba gibi koruyan gözeten, ve insan işte insan, halifeyi ruyu zemin, ve insanligin orta yollusu, en ideal yapisi, zivesi demiyorum, bak aradiginin en ideali onda olan, aradigin yaninda olupda, göremedigin adam : Hz Mehdi, ve biri diyorki prenses olmak için prense ihtiyacim yok ki, ben kralin kiziyim diyor, halbuki kral kim bilmiyor, ve o Hangi Kralin kizi oldugunuda bilmiyor, senin prenses, o elindekinin de prens olmak için Taçsız Kral Mehdi Kral Meşia ya ihtiyacin var elbette.....


Her ne kadar sakat olan, veya kör olan, topal olan hiristiyanlar olsada, amma iclerinde saglikli bir tane hiristiyan oldukca, incilin orjinali bozulmamişi hala dünyada vardir, ve canlidir demek olur, ve hatta isa mehdiden, mehdi isadan kurali geregi, hz. mehdi ayakda olup, gezdikce, dünyada oldukca, incilde canli ve bozulmamiş vaziyette ve ayakta ve görevde ve aktiftir.

Yine her ne kadar sakat, topal,... musaviler oldugu gibi, bir tane saglikli musavi oldukca, tevratin bozulmamişi haala yeryüzünde vardir, ve ayakda ve canlidir, yine kral meşia veya moşia, yani mosesli isa, yada mehdi ayakda oldukca, tevratin yine bozulmamiş canli ve ayakda ve aktif olani yeryüzünde vardir ve görevdedir.

Yine zebur öyle.......

Yine müslümanlardan da her ne kadar hastasi, sökeli, sakati, körü, sagiri, yada kötürümü,.... olsada, bir tane saglikli müslüman ayakda oldukca, kuran yeryüzünde ve bozulmamamiş vaziyette vardir, ve canlidir ve ayaktadir, ve aktifdir görevdedir. Yine hz. mehdi muhammed in torunu ve evladi olmak hasbiyle, mehdi ayakda olup canli oldukca, gezip dolaştikca, kuran canlidir, bozulmamiştir, ve ayakda ve aktifdir görevine devam ediyordur yani......

Rabbim Teala ve Tekaddes Hazretleri, Davuda  ve Zebura bereket versin, ve musaya ve Tevrata bereket versin, isa ya ve incile bereket versin, ve muhamed ve Kuran a bereket versin, ve Bekabillah yani yollarin  ve kollarin birleştigi yer olan mehdi ye de bereket versin ki, o ayakda oldukca, bütün kitaplar ve peygamberler haydir sagdir ve kitaplarida görevde ve aktidirler, Hepside sag ve ayakda ve görevde demek olur, bir tek o kalsada ayni, milyonlarca bereketinde olsada ayni yani.......

DiPNOTLAR :

[1]defter-i-ussak blogspot com/2016/09/cehennemde-ates-yokdur-herkes-buradan


--oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '


وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--


Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 2 Eylül 2018 Pazar

Original Kar © glan


Read More Read More / Comment Comment
Sayfalar (651): 1 2 3 4 5 … 651 Sonraki »
Sayfaya Git 

RAŞiT TUNCA

BAŞAĞAÇLI RAŞiT TUNCA
Raşit Tunca

FORUMUMUZDA
Dini Bilgiler...
Kültürel Bilgiler...
PNG&JPG&GiF Resimler...
Biyografiler...
Tasavvufi Vaaz Sohbetler...
Peygamberler Tarihi...
Siyeri Nebi
PSP&PSD Grafik

BOARD KISAYOLLARI

ALLAH

Allah



BAYRAK

TC.Bayrak



WEB-TUNCA


Radyo Karoglan


RADYOYA GiR


Foruma Misafir Olarak Gir




FORUMA GiR



Forumda Neler Var


Karoglan-Raşit Tunca - Dini - islami - Dini Resim - FIKIH - Kuran - Sünnet - Tasavvuf - BAYRAK - Milli - Eğlence - PNG - JPEG - GIF - WebButtons - Vaaz - Sohbet - Siyeri Nebi - Evliyalar - Güzel Sözler - Atatürk - Karoglan Hoca - Dini Bilgi - Radyo index - Sanal Dergi




GALATASARAY

G A L A T A S A R A Y


FENERBAHÇE


F E N E R B A H C E


BEŞiKTAŞ

B E Ş i K T A Ş


TRABZONSPOR

T R A B Z O N S P O R


MiLLi TAKIM

M i L L i T A K I M


ETKiNLiKLERiMiZ


“Peygamberimiz Buyurdular ki Birbirinize Temiz ağız ile Dua edin. Bizde Sayfamızı ziyaret edenlerin ve bu bölümü ziyaret edenlerin kendilerinin Ruhaniyetine, geçmişlerinin Ruhuna Yasin Okuyup hediye ediyoruz Tıkla, ya sende oku yada okunmuş Yasinlerden Nasibini Al”
(Raşit Tunca)


BÖLÜME GiR

MEVLANA'DAN

“ Kula Bela Gelmez Hak Yazmadıkca, Hak Bela Yazmaz Kul Azmadıkca, Hak intikamını, Kulunun Eliyle Alır da, Bilmiyenler Kul Yaptı Sanır."
(Hz. Mevlana)




Bölümlerimiz 1:

  • Cuma Selamı
  • Yasin Hatim
  • Dini Bölüm
  • Kültürel Bölüm
  • Raşidi Tarikatı

Bölümlerimiz 2:

  • Tasavvuf Bölümü
  • Raşid Tunca
  • PNG Resimler
  • JPG Resimler
  • GiF Resimler

Sosyal Medya Hesaplarımız

                   
                   
  • Raşit Tunca Board
  • Yukarı Çık
  • Lite (Arşiv) Modu
  • RSS
  • impressum
  • Hakkımda
  • iletişim Adresimiz
Support yardım | RAŞiT HOCA | Tarih: 08-10-2026, 02:01 PM Türkçe Çeviri: MyBB Pro, Yazılım: MyBB, © 2002-2026 MyBB Group. | Theme JAMPS