• Portal Hakkalyakin BoardSON YENi KONULAR
  • Forum Hakkalyakin Board FORUMA GiR
  • Search FORUMDA ARA
  • HelpSUPPORT>
    • Calendar Calendar
    • Members JAMPS Members
    • Forum Team Forum Team
    • Forum Statistics Forum Statistics
  • LinklerLiNK>
    • PIXIZ
    • EZGIF
    • PEXEL
    • PIXABAY
    • BLOGIF
    • FREEPIC
    • OIEDiTOR
    • FOTOBEAR
    • COOLTEXT
Raşit Tunca Board
Giriş Yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Şifremi Unuttum?
 

Raşit Tunca Board > DiNiMiZ iSLAM > iSLAMi BiLGiLER > islam Büyükleri Hakkında Bilgiler > Bilâl-i Habeşî (r.a.) Sesiyle Karanlıkları Aydınlatan Sahabi >

Konu Değerlendirmesi:
  • 77 Oy(lar) - 2.96 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Tam Görünüm
Bilâl-i Habeşî (r.a.) Sesiyle Karanlıkları Aydınlatan Sahabi
Raşit Tunca
CO-ADMiN
**
CO-Admin
Yorumları: 6,609
Konuları: 5,933
Kayıt Tarihi: May 2018
Rep Puanı: 0
Futbol Takımı: Galatasaray
#1
Dini-1  08-31-2023, 10:15 PM (En Son Düzenleme: 04-13-2024, 05:14 AM, Düzenleyen: Raşit Tunca.)


Sesiyle Karanlıkları
Aydınlatan Sahabi:
Bilâl-i Habeşî (r.a.)


Taşların dahi dayanamayıp kapkara kesildiği çöl sıcağı öğle vakitlerinde dayanılmaz bir hal alırdı. Mekke sokaklarında bu öğle vaktinde sıcağa rağmen insanları bir araya toplayan her ne ise gerçekten görülmeye değer bir şey olmalıydı. Kadın erkek çoluk çocuk toplanan kalabalıktan Ümeyye b. Halef’le Ebû Cehil’in gür ve bir o kadar da hiddetli seslerini seçmek hiç de zor değildi. Haksız da olsa kötünün, zorbanın, zalimin sesi gür çıkardı ne de olsa! Kalabalığa dikkatle kulak verildiğinde, alaycı, küçümseyici edalara kahkahaların karıştığı fark ediliyor ve sesin sahibinin adeta sesinin ağırlığıyla muhatabını ezmek istediği anlaşılıyordu. İşitilenlere bakılırsa muhatap her kimse işi zor görünüyordu. İnsanın üzerine çöken öğle sıcağının ağırlığından Ümeyye b. Halef’in sesinin o ürkütücü, aşağılayıcı ve bir o kadar da tiksindirici baskısından daha kötü ne olabilir diye düşünürken tüm bunların yanında hafif kaldığı bir manzara ile karşılaşıldı:
Ümeyye b. Halef, kölesi Bilâl’i yere yatırmış, Bilâl’in üzerine en az omzuna yüklenen kölelik kadar ağır bir kaya bindirmişti. Ve ardı arkası kesilmeyen sorularıyla, küstah tavırlarıyla onu canından bezdirmeye çalışıyordu:
- Söyle bakalım, Rabbin kim, diyordu, ardından nefret, kibir, küçümseme bir bir yerini alıyordu yüzündeki çizgilerde zalim efendinin.
Bilâl’in zayıf ve kuru yüzünde ise dinginlik ve metanet okunuyor, gösterdiği emsalsiz sabır, onun siyah tenine asalet katıyordu. Güneşin alnında nefes almakta zorlanan Bilâl’in bir ara dudaklarının kıpırdadığı fark edildi. Ve ondan onca karanlık ses arasında latif bir cevap yükseldi. Ancak iyice kulak verildiğinde hissedilebilen bu ses, öğle sıcağında ferahlatıcı bir etki yapıyor ve Bilâl, etrafında çöreklenmiş olan müşriklerin kesif karanlığını adeta sözleriyle dağıtıyordu:
- Ehad! Ehad! Diyordu.
Üzerindeki baskı daha da artıyordu o zaman, işkenceler daha da çoğalıyordu. Yine aynı soru çınlıyordu Bilâl’in kulaklarında:
- Rabbin kim söyle!
İnanmadığı bir şeyi söylemeyi kabul etmiyordu dili ve kalbi imanla doluyken efendisinin Rabbini Rab olarak benimseyemiyordu. Sadece, “Benim dilim onu söyleyemiyor.” diyebiliyordu.
Oysa efendileri karar vermişti onun hakkında. Köle değil miydi, ancak onların ilahlarını Rab edinebilirdi. Asla “Ehad” diyemez, Muhammed’in dinini kabul edemezdi. İzin almadan öğle vakitlerinde, özellikle de geceleri Muhammed’i ziyaret etmek de ne demekti! Ümeyye b. Halef’in parmaklarından bile daha itaatkâr olan kölesi nasıl olur da efendisinin ilahlarından yüz çevirirdi!
Siyahi bir köleydi Bilâl. Annesi Hamâme köleydi. Babası Rebâh köleydi. Köleler düşünemezdi o dönemlerde, kendi kararlarını veremezlerdi, kendi inançlarını yaşayamazlardı. Onlara düşen sadece efendilerine itaat etmekti. Efendisi Bilâl’i satın almayı başarmıştı ama onun imanını esir alamamıştı. Bilâl’in aklı, vicdanı, cesareti köleleşmemişti. Korkusuzca kabul etti Muhammed’in dinini korkusuzca bunu dile getirdi.
Mekke çöllerinde kızgın kayaların altında “Ehad!” diyordu Bilâl. Gün geldi Bilâl’in sesi Medine semalarında işitilir oldu. Allah’ın dini güçlendikçe Bilâl’in sesi daha gür çıkar oldu. Artık Peygamber Mescidinde müminleri namaza çağırıyordu Bilâl, Peygamber’in yanından hiç ayırmadığı müezzini olmuştu. Bilâl “Allahu ekber” dediği anda O’nun dışındaki her şey küçülüyordu. Bilâl “Eşhedu en la ilahe illallah” diyor, sesinin ulaştığı her bir zerre buna şehadet ediyordu. Bilâl “Hayya ale’s-salah” dediğinde Peygamber mescidi müminlerle dolup taşıyordu. Bilâl ezan okuyor, Allah Resûlü dinliyordu. Sonrasında Nebî’nin arkasında bütün bir kâinat kıyama duruyordu.
Sadece Peygamber Mescidinde yankılanmadı, Allah Resûlü’nün gittiği her yere eşlik etti Bilâl’in sesi. Çok sevdiği müezzininin her an yanında olmasını arzuluyordu Nebî. Öyle ki biraz daraldığında, hemen ona seslenerek, “Kalk Bilâl, namaza (çağır da) bizi namazla rahatlat!” diyordu. (Ebû Dâvûd, Edeb, 78) Bilâl-i Habeşî, sadece müezzini değil, en yakın yardımcısıydı Allah Resûlü’nün. Gece koruması, gündüz gölgesi idi. Allah Resûlü seslendiğinde, hemen “Lebbeyk ve sa’deyk ve ene fedâük” diyerek hizmetine koşan, onunla birlikte açlığı da tokluğu da paylaşan o idi. Kimi zaman çok sevdiği Peygamberinin abdest almasına yardımcı oluyor, kimi zaman orucunu açması için ona ‘sevik’ hazırlıyordu. Bedir’de heyecanla Allah Resûlü’nün yanında savaşan, Hayber dönüşünde biraz uyuyup dinlensin diye nöbet tutan o idi. Bir Ramazan bayramında Allah Resûlü hutbe verirken elinden tutup destek aldığı da Arafat’ta veda hutbesini verirken devesinin yularını tutan da o idi. Nihayet Mekke fethedildiği zaman Allah Resûlü Bilâl-i Habeşî’ye, bir zamanlar Ümeyye b. Halef’in kölesi olan, taşlar altında inletilen Bilâl’e emretti de fetih ezanını Kâbe’nin üzerine çıkarak o okudu. Bir zamanlar Ehad diyen bu sesten, artık Allahu ekber nidaları işitiliyor, Bilâl’in sesiyle Mekke semaları aydınlanıyordu.
Ve bu aydınlık, Bilâller ezanlar okudukça kıyamete kadar böyle devam edecekti…

Kaynak :

Sahabe Hatıraları (Diyanet Yayinlari)
Rukiye AYDOĞDU DEMİR


Twittear



Signing of Raşit Tunca

Raşit Tunca
Sevgiler Saygılarla Sunarım
Smileys-2
Website Bul
Yanıtla
« Önceki Konu | Sonraki Konu »


Bu Konudaki Mesajlar
Bilâl-i Habeşî (r.a.) Sesiyle Karanlıkları Aydınlatan Sahabi - Yazar: Raşit Tunca - 08-31-2023, 10:15 PM

Muhtemelen İlgili Konular…
Konu Yazar Yanıtlar Okunma Son Gönderi
Oku-1 Bilal-i Habeşi’nin (r.a.) Hayatı Raşit Tunca 0 1,026 05-26-2025, 07:27 PM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Dini-1 Hz. Ebubekir’in (ra.) Gönlünü Aldığı Sahabi Raşit Tunca 0 717 01-20-2025, 01:19 AM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Dini-1 Kâ’b b. Mâlik (r.a.) Doğruluğuyla Kurtuluşa Eren Sahabi Raşit Tunca 0 1,415 08-31-2023, 11:17 PM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Dini-1 Muâz b. Cebel (r.a.) Âlimlerin Öncüsü Fakih Sahabi Raşit Tunca 0 1,392 08-31-2023, 11:09 PM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Dini-1 Sa’d b. Muâz (r.a.) Hayrın Anahtarı Gönüller Sultanı Yiğit Sahabi Raşit Tunca 0 1,399 08-31-2023, 10:38 PM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Dini-1 Ebû Talha (r.a.) Medineli Fedakâr Sahabi Raşit Tunca 0 1,318 08-31-2023, 10:35 PM
Son Gönderi: Raşit Tunca
Dini-1 İbn Ümmü Mektûm (r.a.) Karanlık Dünyasını İmanın Nuruyla Aydınlatan Sahabi Raşit Tunca 0 1,382 08-31-2023, 10:32 PM
Son Gönderi: Raşit Tunca

  • Yazdırılabilir Versiyonu Görüntüle
Hızlı Erişim:


Bu Konuya Göz Atan Kullanıcılar: 1 Ziyaretçi(ler)

Bölümlerimiz 1:

  • Cuma Selamı
  • Yasin Hatim
  • Dini Bölüm
  • Kültürel Bölüm
  • Raşidi Tarikatı

Bölümlerimiz 2:

  • Tasavvuf Bölümü
  • Raşid Tunca
  • PNG Resimler
  • JPG Resimler
  • GiF Resimler

Sosyal Medya Hesaplarımız

                   
                   
  • Raşit Tunca Board
  • Yukarı Çık
  • Lite (Arşiv) Modu
  • RSS
  • impressum
  • Hakkımda
  • iletişim Adresimiz
Support yardım | RAŞiT HOCA | Tarih: 06-23-2026, 07:44 PM Türkçe Çeviri: MyBB Pro, Yazılım: MyBB, © 2002-2026 MyBB Group. | Theme JAMPS