• Portal Hakkalyakin BoardSON YENi KONULAR
  • Forum Hakkalyakin Board FORUMA GiR
  • Search FORUMDA ARA
  • HelpSUPPORT>
    • Calendar Calendar
    • Members JAMPS Members
    • Forum Team Forum Team
    • Forum Statistics Forum Statistics
  • LinklerLiNK>
    • PIXIZ
    • EZGIF
    • PEXEL
    • PIXABAY
    • BLOGIF
    • FREEPIC
    • OIEDiTOR
    • FOTOBEAR
    • COOLTEXT
Rashid-Tunca
Giriş Yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Şifremi Unuttum?
 

Rashid-Tunca > RASiT TUNCA > TARiKATI RAŞiDi > Raşidi Tarikatı Dua&Zikirleri > Kur'an ve Sünnette Özel Yeri Olan Derin Zikirler >

Konu Değerlendirmesi:
  • 0 Oy(lar) - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Tam Görünüm
Kur'an ve Sünnette Özel Yeri Olan Derin Zikirler
Raşit Tunca
CO-ADMiN
**
CO-Admin
Yorumları: 21,779
Konuları: 20,525
Kayıt Tarihi: May 2018
Rep Puanı: 0
Futbol Takımı: Galatasaray
#1
RasitTunca-4  08-05-2026, 06:08 AM (En Son Düzenleme: 08-05-2026, 06:20 AM, Düzenleyen: Raşit Tunca.)
Kur'an ve Sünnette Özel Yeri Olan Derin Zikirler

İslam'da zikir, yalnızca dilin tekrarından ibaret değil, kalbin ve ruhun Allah'a yönelmesi, O'nunla kurulan derin ve canlı bir bağdır. Bilinen tesbih, tahmid ve tekbirler zikrin temelini oluştururken, Kur'an-ı Kerim'de ve Hadis-i Şeriflerde, özel anlamları ve faziletleriyle öne çıkan, Allah ile kul arasındaki ilişkiyi bambaşka bir boyuta taşıyan zikirler ve kavramlar bulunmaktadır. Bu makale, bu daha az bilinen ancak derin manalı zikirleri ve arka planlarındaki ilahi mesajları ele alacaktır.

1. Zikrin Zirvesi: Allah'ın Kulu Zikretmesi

Zikrin en büyük ve en derin boyutu, kulun Allah'ı anmasından çok daha öte bir anlam taşır. Kur'an-ı Kerim'de, "Öyleyse beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın bana nankörlük etmeyin" (Bakara Suresi, 152) buyrulmaktadır. Bu ayet, zikri tek taraflı bir eylem olmaktan çıkarıp, ilahi bir muamele ve karşılıklı bir rahmet ilişkisine dönüştürür. Kul, Rabbi'ni zikrederken, aslında Rabbi'nin de kendisini andığı, yani rahmet ve mağfiretle kuşattığı bir atmosfere adım atar. Allah'ın kulunu zikri, ona olan sevgisinin, ilgisinin ve bağışlamasının en büyük nişanesidir. Bu, zikrin özünde bir "anılma" ve "hatırlanma" müjdesi olduğunu gösterir.

2. En Büyük İbadet Olarak Zikir

Zikir, diğer tüm ibadetlerden üstün tutulmuş ve "en büyük ibadet" olarak nitelendirilmiştir. Bu husus, Ankebût Suresi 45. ayette açıkça beyan edilir: "...Namazı dosdoğru kıl. Muhakkak ki namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı zikretmek (namaz içinde ve dışında O'nu anmak) ise en büyük ibadettir." Bu ayet, namaz gibi temel bir ibadetin bile nihai hedefinin ve özünün Allah'ı zikir olduğunu vurgular. Diğer tüm ameller, bu zikir bilinciyle taçlandırıldığında gerçek değerini bulur. Zikir, sadece dil ile değil, tüm benliğin, uzuvların ve kalbin Allah'a yönelmesi anlamına gelir.

3. Her An ve Her Halde Zikir

Zikir, belirli vakitlerle veya mekânlarla sınırlı değildir. Kur'an, müminleri "gafillerden olmamaya" çağırarak zikrin sürekliliğine vurgu yapar. A'râf Suresi 205. ayette bu durum şöyle ifade edilir: "Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, sesini yükseltmeden, sabah akşam zikret. Gafillerden olma!" Bu ayet, zikrin sadece dil ile değil, kalp huzuru, derin bir saygı ve huşu içinde, sessizce ve samimiyetle yapılması gerektiğini öğretir. Zikir, günlük hayatın telaşı içinde Allah'ı unutmamak, O'nun her an farkında olarak yaşamaktır. Bu bilinç, kişiyi "gafil" olmaktan kurtarır ve hayatına anlam katar.

4. Diri Kalmanın Sırrı: Zikir

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), zikrin hayati önemini en çarpıcı şekilde bir benzetmeyle anlatmıştır: "Rabbini zikreden kimse ile zikretmeyen kimsenin misali, diri ile ölünün misali gibidir." (Buhârî, Deavât, 66) Bu hadis, zikri ruhun gıdası, kalbin hayat kaynağı olarak konumlandırır. Zikrederek Allah'a bağlanan bir kalp, manevi olarak canlıdır, huzur bulur ve hayat bulur. Zikirden mahrum bir kalp ise katılaşır, maneviyattan uzaklaşır ve adeta ölü gibidir. Zikir, ruhu dirilten, gaflet uykusundan uyandıran en kuvvetli ilaçtır.

5. Allah'ın Zikreden Kulunu Yüceltmesi

Kulun zikri, Allah katında karşılıksız kalmaz. Hadis-i Kudsî'de Yüce Rabbimiz şöyle buyurur: "Ben kulumun beni zikrettiği vakit kendisiyle beraber olurum. Kulum Beni nefsinde zikir edecek olursa Ben de onu nefsimde zikrederim. Kulum Beni bir topluluk içerisinde zikrederse Ben de onu daha faziletli bir topluluk içerisinde zikrederim..." (Müslim, Zikir, 1-6) Bu hadis, zikrin ne denli ulvi bir makama ulaştırdığını gösterir. Kul, Allah'ı yalnız başına andığında, Allah onu meleklerin ve özel kullarının bulunduğu "daha hayırlı bir topluluk" içinde anar ve şereflendirir. Bu, zikir eden kulun yalnız olmadığının, Allah'ın manevi huzurunda olduğunun en büyük delilidir.

Tesbih Zikirleri: Anlamı, Fazileti ve Hayatımızdaki Yeri

Giriş

İslam dininde zikir, Allah'ı anmanın, O'na olan kulluk bilincini tazelemenin ve manevi huzura ermenin en temel yollarından biridir. Zikir, sadece dil ile yapılan tekrarlardan ibaret olmayıp, kalbin ve aklın da Allah'a yönelmesi, O'nun yüceliğini, kudretini ve merhametini derin bir idrak ile hissetmesidir. Kur'an-ı Kerim'de, "Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin." (Ahzab Suresi, 41) buyrulmaktadır. Bu ilahi emir, zikrin önemini ve bir Müslümanın hayatındaki vazgeçilmez yerini açıkça ortaya koymaktadır. Tesbih, bu zikir pratiğinin en yaygın ve faziletli araçlarından biridir. Bu makalede, tesbih ile çekilebilecek en önemli zikirleri, anlamlarını, dayanaklarını ve faziletlerini ele alacağız.

Tesbih ve Zikir Nedir?

Tesbih, sözlükte "Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, O'nu yüceltmek" anlamına gelir. Zikir ise, Allah'ı anmak, hatırlamak ve O'nun adını dile getirmektir. Tesbih çekmek, genellikle belirli sayılarda "Sübhanallah", "Elhamdülillah", "Allahu Ekber" ve "La ilahe illallah" gibi sözleri tekrarlayarak Allah'ı anma pratiğidir. Bu uygulama, Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından teşvik edilmiş ve sahabeler tarafından da titizlikle uygulanmıştır. Hatta sahabelerin, zikir sayılarını çekirdek, taş veya ip düğümleriyle saydıklarına dair rivayetler bulunmaktadır. Bu da tesbih kullanımının temelinin sahih sünnete dayandığını göstermektedir.

En Önemli Zikirler ve Anlamları

Tesbih ile sıklıkla çekilen ve büyük faziletleri bulunan başlıca zikirler şunlardır:

1. Tesbih:
Arapça Yazılışı: سُبْحَانَ اللّٰهِ
Türkçe Okunuşu: Sübhanallah
Türkçe Anlamı: Allah (c.c.) noksan sıfatlardan münezzehtir, yücedir. Bu zikir, Allah'ı eksikliklerden ve kusurlardan arındırmayı ifade eder.

2. Tahmid:
Arapça Yazılışı: اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ
Türkçe Okunuşu: Elhamdülillah
Türkçe Anlamı: Hamd (övgü ve şükür) Allah'a mahsustur. Bu zikir, sahip olduğumuz tüm nimetler için Allah'a şükretmeyi ve O'nu övmeyi içerir.

3. Tekbir:
Arapça Yazılışı: اَللّٰهُ أَكْبَرُ
Türkçe Okunuşu: Allahu Ekber
Türkçe Anlamı: Allah en büyüktür. Bu zikir, Allah'ın zatının ve sıfatlarının her şeyden üstün ve büyük olduğunu ilan eder.

4. Tehlil:
Arapça Yazılışı: لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ
Türkçe Okunuşu: La ilahe illallah
Türkçe Anlamı: Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Bu zikir, tevhidin (Allah'ın birliğinin) en özlü ifadesidir ve İslam'ın özünü oluşturur.

Zikir Çekmenin Fazileti ve Önemi

Allah'ı zikretmek, kalplere huzur verir ve kişiyi manevi olarak O'na yaklaştırır. Zikir, kişinin günlük hayatın koşuşturmacası içinde Rabbini unutmamasını sağlar ve O'nunla sürekli bir bağ kurulmasına vesile olur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), zikrin önemini vurgulayan birçok hadis-i şerif buyurmuştur. Bu hadislerden bazıları şunlardır:

Her namazın ardından 33 defa "Sübhanallah", 33 defa "Elhamdülillah" ve 33 defa "Allahu Ekber" diyen ve sonrasında şu tehlil getiren kişinin günahlarının deniz köpüğü kadar çok olsa dahi affedileceği müjdelenmiştir: "La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh, lehul-mulku ve lehul-hamdu ve huve ala kulli şey'in kadir." (Allah'tan başka ilah yoktur, O tektir ve ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'na mahsustur ve O her şeye kadirdir.)

Her gün 100 defa "Sübhanallah ve bi-hamdihi" demenin, kişiye bin sevap kazandırdığı ve bin günahını sildiği bildirilmiştir.

Cuma günü Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) çokça salevat getirmek tavsiye edilmiştir. Zira o gün getirilen salevatların kendisine arz edildiği belirtilmiştir.

Bu zikirler, namazların ardından yapılan tesbihatın temelini oluşturduğu gibi, günün her saatinde, ister evde, ister yolda, ister işteyken çekilebilir. Tesbih, bu zikirleri saymak için pratik bir araçtır ve kişinin zihnini sayıya odaklayarak zikirdeki huşuyu artırmaya yardımcı olur.

Tesbih Namazı ve Zikir İbadetleri

Tesbih ile yapılan sadece zikir değil, aynı zamanda özel bir ibadet olan Tesbih Namazı da vardır. Bu namaz, Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından amcası Hz. Abbas'a (r.a.) öğretilmiş ve günahların affına vesile olan faziletli bir nafile ibadet olarak tavsiye edilmiştir. Dört rekât olarak kılınan bu namazın her rekâtında, kıyam, rükû, secde gibi her bir harekette toplam 75 defa "Sübhanallahi ve'l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber" zikri tekrarlanır. Bu namazı kılmak için belirli bir vakit yoktur, ancak haftada bir, ayda bir veya ömürde en az bir kez kılınması tavsiye edilmiştir. Konuyla ilgili hadislerde farklı görüşler bulunmakla birlikte, birçok İslam alimi bu namazı müstehap (sevap) kabul etmiştir.

Zikir Sonrası Yapılabilecek Dualar

Zikir, duaların kabulü için de önemli bir ön hazırlıktır. Kul, zikirle Rabbine yaklaştıktan sonra dua ederek O'ndan isteklerini dile getirir. Zikir ve tesbihatın ardından, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) sıkça yaptığı şu dualar edilebilir:

"Allah'ım, selam sensin; selamet de ancak sendendir. Mübareksin. Ey Celal ve İkram sahibi!" (Müslim, Mesâcid, 135)

"Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sabit kıl, kâfirler güruhuna karşı da bize yardım et!" (Al-i İmrân, 3/147)

"Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalplerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki, Sen bol ihsan sahibisin." (Âl-i İmrân, 3/8)


6. Özel Zikirler ve Anlamları

Yukarıda bahsedilen derin anlamların yanı sıra, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) özel durumlarda okuduğu ve ümmetine tavsiye ettiği, her biri ayrı bir derinlik ve fazilet taşıyan zikirler bulunmaktadır. Bu zikirler, tesbih çekmenin ötesinde, kişinin Allah'a olan tevekkülünü, güvenini ve O'na sığınışını en güzel şekilde ifade eder.

Hasbiyallahu Tevekkeltü... (Hasbünallah ve Ni'mel Vekil)

Bu zikir, "Allah bana yeter, O ne güzel vekildir" anlamına gelir.[citation:9] Kur'an-ı Kerim'de Al-i İmran Suresi 173. ayette şöyle buyrulur: "Onlar ki, bazı kimseler kendilerine: 'Düşmanlar sizinle savaşmak üzere ordular topladı, onlardan korkun!' dediklerinde, bu onların imanını bir kat daha artırdı da: 'Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!' mukabelesinde bulundular." Bu zikir, Hz. İbrahim'in ateşe atılırken söylediği son söz olarak bilinir ve Peygamber Efendimiz de en kritik anlarda bu duayı okumuştur.[citation:9]

Arapça Yazılışı: حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ
Türkçe Okunuşu: Hasbünallahu ve ni'mel vekil
Türkçe Anlamı: Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.[citation:9]

La Havle ve La Kuvvete İlla Billah (Havkale)

"Her türlü değişim ve gücün kaynağı sadece Allah'tır" anlamına gelen bu zikir, havkale olarak da bilinir.[citation:1][citation:6] Kulun bütün işlerinde Allah'a muhtaç olduğunu, bütün fiillerini Allah'tan aldığı güçle yaptığını ifade eder.[citation:6] Peygamber Efendimiz, bu zikri "cennet hazinelerinden bir hazine" olarak nitelendirmiş ve ezan okunurken "hayye ale's-salâh" sonrasında bu zikri getirmiştir.[citation:6] Hadislerde bu zikre devam edenlerin günahları çok da olsa affedileceği bildirilmiştir.[citation:1]

Arapça Yazılışı: لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ
Türkçe Okunuşu: La havle ve la kuvvete illa billah
Türkçe Anlamı: Her türlü değişim ve gücün kaynağı sadece Allah'tır.[citation:1][citation:6]

Euzu Bi İzzetillahi ve Kudretihi (Sığınma Duası)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), hastalık ve ağrı gibi durumlarda bu duayı okumuş ve ümmetine tavsiye etmiştir.[citation:7][citation:11] Bu dua, kişinin hissettiği rahatsızlığın şerrinden Allah'ın izzet ve kudretine sığınmasını ifade eder.[citation:2][citation:7]

Arapça Yazılışı: أَعُوذُ بِعِزَّةِ اللهِ وَقُدْرَتِهِ مِنْ شَرِّ مَا أَجِدُ وَأُحَاذِرُ
Türkçe Okunuşu: Euzu bi-izzetillahi ve bi-kudretihi min şerri ma ecidü ve uhaziru
Türkçe Anlamı: Hissettiğim ve çekindiğim şeyin şerrinden Allah'ın izzet ve kudretine sığınırım.[citation:7][citation:11]

Kur'an'da Geçen Tövbe ve Zikir Kıssaları: Hz. Yunus ve Hz. Adem

İslam inancında zikir ve tövbe, kulun Allah'a olan bağlılığını ve acziyetini ifade etmesinin en derin yollarıdır. Kur'an-ı Kerim'de, peygamberlerin hayatlarından verilen örneklerle bu kavramların ne denli hayati olduğu vurgulanır. Özellikle iki kıssa, zor anlarda Allah'a sığınmanın ve samimi bir pişmanlıkla O'na yönelmenin en çarpıcı örneklerini sunar: Hz. Yunus'un balığın karnındaki duası ve Hz. Adem ile Havva'nın cennet sonrası tövbesi.

Hz. Yunus (a.s.) ve Balığın Karnındaki Zikri

Hz. Yunus, kavmini uzun yıllar tevhide davet etmiş, ancak onların iman etmemesi üzerine Allah'ın emrini beklemeden, öfkeyle ve sabırsızlıkla ülkesini terk etmiştir. Bindiği gemide çekilen kura sonucu denize atılmış ve büyük bir balık tarafından yutulmuştur. Balığın karnındaki karanlıkta, yaptığı hatayı derinden idrak eden Hz. Yunus, eşsiz bir teslimiyet ve pişmanlıkla Rabbine yönelmiştir [citation:1][citation:4].

Bu an, Kur'an-ı Kerim'de Enbiya Suresi 87. ayette şöyle anlatılır:

Arapça Yazılışı: لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ سُبْحَانَكَۗ اِنّ۪ي كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ينَ
Türkçe Okunuşu: Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn.
Türkçe Anlamı: "Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Sen'i tenzîh ederim. Gerçekten ben, zâlimlerden oldum!" [citation:1][citation:4][citation:8]

Bu dua, sadece bir kurtuluş çığlığı değil, aynı zamanda "La ilahe illallah" tevhid kelimesinin, Allah'ı tenzih etmenin ve kulun kendi hatasını itiraf etmesinin birleştiği en kapsamlı zikirlerden biridir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bu duanın fazileti hakkında şöyle buyurmuştur: "Yûnus'un balığın karnındaki duası... şeklinde idi. Sıkıntıya düşmüş ve başı belâya düçâr olmuş hangi müslüman bu duayı yaparsa, Allah Teâlâ mutlaka onun duasını kabul buyurur." (Tirmizî) [citation:4]. Bu dua, sıkıntı ve darlık anlarında okunabilecek en tesirli zikirlerdendir.

Hz. Adem ve Hz. Havva'nın Tövbesi

İnsanlığın başlangıcına ışık tutan bir diğer derin kıssa ise Hz. Adem ve Havva Validemizle ilgilidir. Cennette yasak ağaca yaklaşmamaları yönündeki ilahi emre rağmen, şeytanın vesvesesiyle bu ağaçtan yemişler ve sonrasında büyük bir pişmanlık yaşamışlardır. Bu yanlışları, dünya hayatının zorluklarıyla yüzleşmelerine ve ilahi rahmete olan ihtiyaçlarını tam anlamıyla idrak etmelerine vesile olmuştur [citation:2][citation:3].

İşledikleri hatanın ardından, Yüce Allah'a karşı duydukları derin mahcubiyet ve pişmanlıkla yaptıkları tövbe, Kur'an'da A'raf Suresi 23. ayette şöyle geçmektedir:

Arapça Yazılışı: رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ
Türkçe Okunuşu: Rabbenâ zalemnâ enfüsenâ ve in lem tagfir lenâ ve terhamnâ lenekûnenne mine'l-hâsirîn.
Türkçe Anlamı: "Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz." [citation:3][citation:7]

Hz. Adem ve Havva'nın bu duası, samimi tövbenin en güzel örneğidir. Bu duada, günahın itirafı, sorumluluğun kabulü ve Allah'ın affına sığınma iç içedir. Onlar hatayı "biz kendimize zulmettik" diyerek üstlenmişler ve Allah'ın merhametinden ümit kesmemişlerdir. Bu tövbe, insanın yanılabilirliğini ve Allah'ın affediciliğinin sınırsız olduğunu gösteren evrensel bir mesaj taşır. Cennetten çıkarılıp dünyaya gönderilmeleri, aynı zamanda insanın imtihanı ve bu dünyadaki sorumluluğunun başlangıcı olmuştur [citation:2][citation:7].

Sonuç

Tesbih ile yapılan zikirler, bir Müslümanın günlük ibadet hayatının vazgeçilmez bir parçasıdır. "Sübhanallah", "Elhamdülillah", "Allahu Ekber" ve "La ilahe illallah" gibi kelimeler, hem kolayca tekrarlanabilir hem de derin manalar içerir. Bu zikirler, kişiyi Allah'a yaklaştırır, günahlarına kefaret olur ve kalbine huzur verir. Unutulmamalıdır ki zikrin özü, sadece lafzı tekrarlamak değil, bu kelimelerin manasını kalben tasdik ederek Allah'ı anmaktır. Tesbihlerimiz, bu anlamlı zikirleri hayatımıza daha kolay ve verimli bir şekilde dahil edebilmemiz için bizlere sunulmuş manevi birer yardımcıdır.

Zikir, yalnızca bir tesbih çekme eyleminden çok daha fazlasıdır. O, kulun Rabbi ile kurduğu en derin ve en samimi iletişimdir. Kur'an ve Sünnet, bize zikrin özünde Allah'ın rahmetine mazhar olmayı, O'nun tarafından anılmayı, en büyük ibadeti gerçekleştirmeyi, gafletten uyanıp dirilmeyi ve ilahi bir topluluk içinde şereflenmeyi vaat eden ilahi bir müjde olduğunu öğretir. Zikri hayatın her anına, kalbin atışına ve nefesin akışına sindirmek, gerçek ve derin anlamda O'nu anmak demektir.

Hz. Yunus'un balığın karnında yaptığı tevhid ve tenzih zikri, sıkıntı anlarında Allah'a olan güveni ve O'ndan başka kurtarıcı olmadığını ilan etmeyi öğretir. Hz. Adem'in tövbesi ise hata yapmanın insanın doğasında olduğunu, asıl önemli olanın hatada ısrar etmeyip derhal tövbe ederek Rabbine yönelmek olduğunu gösterir. Her iki kıssa da, zikir ve tövbenin kul için birer kurtuluş vesilesi, ilahi rahmete ulaşmanın yegâne yolu olduğunu bizlere hatırlatır.

Kaynaklar

Habertürk
Kur'an-ı Kerim (Enbiya Suresi, A'raf Suresi, Saffat Suresi, Kalem Suresi)
Sahih-i Müslim
Sahih-i Buhârî
Diyanet Haber
Diyanet İşleri Başkanlığı Kur'an Yolu Tefsiri
TDV İslâm Ansiklopedisi
İslam ve İhsan
Siyer Vakfı



Twittear



Signing of Raşit Tunca

RAŞiT TUNCA
Sevgiler Saygılar
Smileys-2
Website Bul
Yanıtla
« Önceki Konu | Sonraki Konu »


Bu Konudaki Mesajlar
Kur'an ve Sünnette Özel Yeri Olan Derin Zikirler - Yazar: Raşit Tunca - 08-05-2026, 06:08 AM

  • Yazdırılabilir Versiyonu Görüntüle
Hızlı Erişim:


Bu Konuya Göz Atan Kullanıcılar: 1 Ziyaretçi(ler)

Bölümlerimiz 1:

  • Cuma Selamı
  • Yasin Hatim
  • Dini Bölüm
  • Kültürel Bölüm
  • Raşidi Tarikatı

Bölümlerimiz 2:

  • Tasavvuf Bölümü
  • Raşid Tunca
  • PNG Resimler
  • JPG Resimler
  • GiF Resimler

Sosyal Medya Hesaplarımız

                   
                   
  • Rashid-Tunca
  • Yukarı Çık
  • Lite (Arşiv) Modu
  • RSS
  • impressum
  • Hakkımda
  • iletişim Adresimiz
Support yardım | RAŞiT HOCA | Tarih: 08-14-2026, 10:13 PM Türkçe Çeviri: MyBB Pro, Yazılım: MyBB, © 2002-2026 MyBB Group. | Theme JAMPS