SİRET OKUMA VE BURUN MEVZUSU RİSALESİ (Genişletilmiş ve Düzenlenmiş Versiyon)
Konu: Siret Okuma, Burun Sembolizmi, İnsanı Tanıma, Doğru Zaman ve Karar Verme, Zıtlıkların Dengesi
Müellif: Karoglan (Başağaçlı Raşit Tunca)
Derleyen ve Genişleten: [Sizin Adınız]
BİRİNCİ BÖLÜM: GİRİŞ - SİRET OKUYUCU AHMAKLARA CEVAP
Selamun Aleyküm,
Bu risale, siret okuyuculuğu ile uğraşıp insanların fiziksel özelliklerinden karakter çıkarmaya çalışan ahmaklara cevap olarak kaleme alınmıştır. Burnum hakkında ileri geri konuşan bu zavallılara, burnumun yandan profilini hediye ediyorum ki, iyi baksınlar ve bir daha öyle konuşmasınlar.
"Avel mi sandın beni? Hayata aval aval bakan diye tarif ettin."
Karoglan'ın sayfalarında, bloglarında ve forumlarında yandan profil resimleri mevcuttur. Oradan bakıp görebilirler. Bu risale, o resimlere atfen yazılmıştır.
İKİNCİ BÖLÜM: BURUN FELSEFESİ - DOĞADAKİ ÇEŞİTLİLİK
Karoglan, burnunun "sazan burnu" olmadığını, her olaya dalmak gibi bir huyu olmadığını anlatır:
"Benim doğduğum Başağaç'ta deniz yoktu be adam, çay vardı. Deniz, derya yahut Fırat gibi derin nehir falan değil, çay, çay!"
Burun Çeşitleri:
"Allah burunları koymuş: camız burnu, boğa burnu, simit köpek burnu, fil burnu, hamsi burnu, sivrisinek burnu, gergedan burnu, kokarca burnu..."
Bu Ne Anlama Gelir?
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: BEN KULUN ZANNI GİBİYİM - ÖZGÜR İRADE
Karoglan, Allah'ın bir hadisindeki (kudsi hadis) derin anlamı hatırlatır:
"Ben, kulumun zannı gibiyim."
Bu Ne Anlama Gelir?
"Allah, insana özgür irade vermiş, özgür denemez ama cüzi irade vermiş. Yolunu kendisi seçsin diye yol vermiş. Yol var cennete gider, yol var çukura, cehennem çukuruna gider."
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: AYDINLATANLAR VE YOL KESENLER
Karoglan, insanları üç gruba ayırır:
"Normal insanlar (avam), ya önünü, ya evini, ya sokağını aydınlatır. Peygamberlerin izini takip edenler ise, peygamberin yolunu aydınlatırlar ki, arkadan gelenler çukura düşmesin."
Peygamber ve Veliler:
"Peygamber ve gerçek veliler, Allah dostları, bir yol çizdilerse, güneşler ve aylar gibi o yoldan geçecek herkesi aydınlatırlar."
Yol Kesiciler:
"Kimse kimsenin fikrine gem vurma hakkına sahip değildir. Sen kim oluyorsun ki, yoluma pusu kurup da o yoldan gideceklerin yolunu kesiyorsun? Defol git ve kendi çöplüğünde öt."
Ders: İnsanları yargılayanlar, onların yolunu kesenler, aslında kendi cehaletlerini ortaya koyarlar. Herkesin kendi yolunu bulma hakkı vardır.
BEŞİNCİ BÖLÜM: TARTI BENZETMESİ - HERKES KENDİ AĞIRLIĞINCA
Karoglan, insanların birbirini nasıl farklı ölçeklerle tarttığını anlatır:
"Beni kömürcüye sorarsan, elinde kantar vardır. Beni kefeye koyunca, ya abartır da abartır tonlar eder der, ya da beni bilmeyen kömürcü, kantara koyulacak altın mı olur? Bir kantar altınım olmayınca yok sayar ve bu bir okka bile etmez der."
Ders: Her insan, kendi değerini kendi ölçeğiyle ölçer. Kimse, başkasını tam olarak tartamaz, bilemez. Önemli olan, insanın kendi değerini bilmesi ve kendi yolunda yürümesidir.
ALTINCI BÖLÜM: DOĞRU ZAMANDA DOĞRU SEÇENEK - HAYATIN DENGE ARAYIŞI
Karoglan, hayatın temel formülünü verir:
"Doğru zamanda, doğru seçeneği yakalamaktır hayat."
Zıtlıkların Dengesi:
"Kuran'daki peygambere atfen yumuşak huylu olmak. Fakat yumuşak çivi ile bina yapılmaz be azizim. Tahtayı bile delmez yumuşak çivi."
Ders: Hayatta başarı, doğru zamanda doğru kararı verebilmektir. Bazen sert olmak, bazen yumuşak olmak, bazen itiraz etmek, bazen kabullenmek gerekir. Önemli olan, zamanı ve seçeneği doğru okumaktır.
YEDİNCİ BÖLÜM: GÖRÜNENE ALDANMA - SİRET OKUMAKLA ADAM TANINMAZ
Risalenin sonunda Karoglan, asıl mesajı verir:
"Siret okumakla adam tanınmaz. Giyilen çalaya çaputa, görülen göze kaşa aldanma. Sofi, sofiye Allah elması, kazmayınca ulaşılmayan diye derinlere saklamış, üstünü de içini göstermeyen kara kara kömürler ile örtmüş. Unutma!"
Bu Ne Anlama Gelir?
SEKİZİNCİ BÖLÜM: SONUÇ - İNSANI TANIMA SANATI
Bu Risale Bize Ne Anlatıyor?
Başkalarının senin hakkında ne söylediğine, ne düşündüğüne aldırma. Seni en iyi yaratan Allah, senin gerçek değerini bilir. Asıl olan, senin kendi nefsini bilmen, kendi yolunu bulman ve o yolda doğru kararlarla ilerlemen. Görünene aldanma, içindeki cevheri keşfet ve onu ortaya çıkarmak için çaba harca.
Selametle kalın.
Bir Karoglan Risalesi (4 Kasım 2018 tarihli orijinal metinden uyarlanmış, düzenlenmiş ve genişletilmiştir.)
Kar©glan | Başağaçlı Raşit Tunca | Schrems, 4 Kasım 2018, 22:50
Konu: Siret Okuma, Burun Sembolizmi, İnsanı Tanıma, Doğru Zaman ve Karar Verme, Zıtlıkların Dengesi
Müellif: Karoglan (Başağaçlı Raşit Tunca)
Derleyen ve Genişleten: [Sizin Adınız]
BİRİNCİ BÖLÜM: GİRİŞ - SİRET OKUYUCU AHMAKLARA CEVAP
Selamun Aleyküm,
Bu risale, siret okuyuculuğu ile uğraşıp insanların fiziksel özelliklerinden karakter çıkarmaya çalışan ahmaklara cevap olarak kaleme alınmıştır. Burnum hakkında ileri geri konuşan bu zavallılara, burnumun yandan profilini hediye ediyorum ki, iyi baksınlar ve bir daha öyle konuşmasınlar.
"Avel mi sandın beni? Hayata aval aval bakan diye tarif ettin."
Karoglan'ın sayfalarında, bloglarında ve forumlarında yandan profil resimleri mevcuttur. Oradan bakıp görebilirler. Bu risale, o resimlere atfen yazılmıştır.
İKİNCİ BÖLÜM: BURUN FELSEFESİ - DOĞADAKİ ÇEŞİTLİLİK
Karoglan, burnunun "sazan burnu" olmadığını, her olaya dalmak gibi bir huyu olmadığını anlatır:
"Benim doğduğum Başağaç'ta deniz yoktu be adam, çay vardı. Deniz, derya yahut Fırat gibi derin nehir falan değil, çay, çay!"
Burun Çeşitleri:
"Allah burunları koymuş: camız burnu, boğa burnu, simit köpek burnu, fil burnu, hamsi burnu, sivrisinek burnu, gergedan burnu, kokarca burnu..."
Bu Ne Anlama Gelir?
- Doğada o kadar çok burun çeşidi vardır ki, insan burnunu sınıflandırmak ve ondan karakter çıkarmak akılsızlıktır.
- Her burun, sahibine özeldir ve onu yaratan Allah, en güzel şekilde yaratmıştır.
- Kişinin burnunun şekli, onun değerini, karakterini veya zekasını belirlemez.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: BEN KULUN ZANNI GİBİYİM - ÖZGÜR İRADE
Karoglan, Allah'ın bir hadisindeki (kudsi hadis) derin anlamı hatırlatır:
"Ben, kulumun zannı gibiyim."
Bu Ne Anlama Gelir?
- Allah, kulunun O'nu nasıl bildiğiyle, nasıl zannettiğiyle muamele eder.
- Kul, Allah'ı iyi bilirse, O'ndan iyilik bekler ve iyilik bulur. Kötü bilirse, kötülük bekler ve kötülük bulur.
"Allah, insana özgür irade vermiş, özgür denemez ama cüzi irade vermiş. Yolunu kendisi seçsin diye yol vermiş. Yol var cennete gider, yol var çukura, cehennem çukuruna gider."
- İnsan, kendi tercihleriyle kaderini şekillendirir.
- Herkesin önünde iki yol vardır: Aydınlık yol (cennet) ve karanlık yol (cehennem).
- Seçim, insanın kendisine aittir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: AYDINLATANLAR VE YOL KESENLER
Karoglan, insanları üç gruba ayırır:
"Normal insanlar (avam), ya önünü, ya evini, ya sokağını aydınlatır. Peygamberlerin izini takip edenler ise, peygamberin yolunu aydınlatırlar ki, arkadan gelenler çukura düşmesin."
Peygamber ve Veliler:
"Peygamber ve gerçek veliler, Allah dostları, bir yol çizdilerse, güneşler ve aylar gibi o yoldan geçecek herkesi aydınlatırlar."
Yol Kesiciler:
"Kimse kimsenin fikrine gem vurma hakkına sahip değildir. Sen kim oluyorsun ki, yoluma pusu kurup da o yoldan gideceklerin yolunu kesiyorsun? Defol git ve kendi çöplüğünde öt."
Ders: İnsanları yargılayanlar, onların yolunu kesenler, aslında kendi cehaletlerini ortaya koyarlar. Herkesin kendi yolunu bulma hakkı vardır.
BEŞİNCİ BÖLÜM: TARTI BENZETMESİ - HERKES KENDİ AĞIRLIĞINCA
Karoglan, insanların birbirini nasıl farklı ölçeklerle tarttığını anlatır:
"Beni kömürcüye sorarsan, elinde kantar vardır. Beni kefeye koyunca, ya abartır da abartır tonlar eder der, ya da beni bilmeyen kömürcü, kantara koyulacak altın mı olur? Bir kantar altınım olmayınca yok sayar ve bu bir okka bile etmez der."
- Kömürcü: Büyük ölçeklerle (kantar) ölçer. Bir insanı "tonlarla" veya "hiç" olarak değerlendirir.
- Kuyumcu: Hassas ölçeklerle (miskal) ölçer. Kılı kırk yarar. Küçük bir hatayı abartır ve "bu bir miskal etmez" der.
- Mimar/Mühendis: Metreyle ölçer, santimle çizer. Büyüğü küçültür, çoğu hiç eder.
Ders: Her insan, kendi değerini kendi ölçeğiyle ölçer. Kimse, başkasını tam olarak tartamaz, bilemez. Önemli olan, insanın kendi değerini bilmesi ve kendi yolunda yürümesidir.
ALTINCI BÖLÜM: DOĞRU ZAMANDA DOĞRU SEÇENEK - HAYATIN DENGE ARAYIŞI
Karoglan, hayatın temel formülünü verir:
"Doğru zamanda, doğru seçeneği yakalamaktır hayat."
Zıtlıkların Dengesi:
- Siyah Renk: Renkleri yutar. Bazen her şeyi içine alan, sindiren bir duruş gerekir.
- Kış Burcu: İtiraz eder, kendi doğrusu vardır. Deveye hendek atlatmak gibi, zorlayıcıdır.
- Yaz Burcu: İyilik, güzellik ister, mülayimdir. Yumuşak huyludur.
"Kuran'daki peygambere atfen yumuşak huylu olmak. Fakat yumuşak çivi ile bina yapılmaz be azizim. Tahtayı bile delmez yumuşak çivi."
- Bahar Burcu: Muhammed (s.a.v.) bahar burcudur. Yumuşaktır ama gerektiğinde serttir.
- Çekiç ve Saban: Sert olmak da gerekir. Tıpkı sabanın toprağı delmesi, çekicin çiviyi çakması gibi.
Ders: Hayatta başarı, doğru zamanda doğru kararı verebilmektir. Bazen sert olmak, bazen yumuşak olmak, bazen itiraz etmek, bazen kabullenmek gerekir. Önemli olan, zamanı ve seçeneği doğru okumaktır.
YEDİNCİ BÖLÜM: GÖRÜNENE ALDANMA - SİRET OKUMAKLA ADAM TANINMAZ
Risalenin sonunda Karoglan, asıl mesajı verir:
"Siret okumakla adam tanınmaz. Giyilen çalaya çaputa, görülen göze kaşa aldanma. Sofi, sofiye Allah elması, kazmayınca ulaşılmayan diye derinlere saklamış, üstünü de içini göstermeyen kara kara kömürler ile örtmüş. Unutma!"
Bu Ne Anlama Gelir?
- İnsanı dış görünüşüyle, fiziksel özellikleriyle, giyimiyle, kuşamıyla tanımak mümkün değildir.
- Gerçek değer, derinlerdedir. Tıpkı elmas gibi, kazmayla ulaşılır.
- Allah, insanın içini, cevherini, değerini kara kömürlerle örtmüştür. Onu açığa çıkarmak, efor ve dikkat ister.
SEKİZİNCİ BÖLÜM: SONUÇ - İNSANI TANIMA SANATI
Bu Risale Bize Ne Anlatıyor?
- Fiziksel Yargılama Cahilliktir: İnsanları burun şekline, gözüne, kaşına göre yargılamak, siret okuyuculuğu cahilliktir. Allah, her insanı en güzel şekilde yaratmıştır.
- İnsan Kendi Zannı Gibidir: Allah, kulumun zannı gibiyse, insan da kendini nasıl tanımlarsa öyle olur. Kendini bilmek, her şeyin başıdır.
- Özgür İrade ve Tercih: Her insan, kendi yolunu seçmekte özgürdür. Cennet veya cehennem yolu, bu tercihlerle şekillenir.
- Aydınlatıcılar ve Yol Kesiciler: Gerçek rehberler, peygamberler ve veliler gibi yolu aydınlatır. Yol kesenler ise cehaletlerini ortaya koyarlar.
- Herkes Kendi Ölçeğinde: İnsanlar, başkalarını kendi ölçekleriyle tartar. Ancak herkes, kendi ağırlığınca ve boyunca değerlidir.
- Doğru Zaman Doğru Karar: Hayat, doğru zamanda doğru seçeneği yakalamaktır. Sertlik ve yumuşaklık, zamanına göre gereklidir.
- Görünene Aldanma: İnsanın gerçek değeri, dış görünüşte değil, içinde saklıdır. Tıpkı kara kömürlerin altındaki elmas gibi.
Başkalarının senin hakkında ne söylediğine, ne düşündüğüne aldırma. Seni en iyi yaratan Allah, senin gerçek değerini bilir. Asıl olan, senin kendi nefsini bilmen, kendi yolunu bulman ve o yolda doğru kararlarla ilerlemen. Görünene aldanma, içindeki cevheri keşfet ve onu ortaya çıkarmak için çaba harca.
Selametle kalın.
Bir Karoglan Risalesi (4 Kasım 2018 tarihli orijinal metinden uyarlanmış, düzenlenmiş ve genişletilmiştir.)
Kar©glan | Başağaçlı Raşit Tunca | Schrems, 4 Kasım 2018, 22:50
SON YENi KONULAR
FORUMA GiR
FORUMDA ARA
SUPPORT
Calendar
Members
Forum Team
Forum Statistics
